Ticaret Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında bir otomotiv firmasına 863 milyon lira idari para cezası uygulandığı yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Bakanlık, Reklam Kurulu'nun 9 Nisan tarihli toplantısında ilgili firmaya, bir araç modelinin teknik donanım bilgilerindeki yanıltıcı ibareler nedeniyle ceza kesildiğini ancak bu cezanın 863 milyon TL olmadığını duyurdu. Açıklamada, söz konusu haberlerin kasıtlı olarak yanlış bilgi içerdiği ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu vurgulandı.
Reklam Kurulu Kararı ve Gerçek Cezanın Boyutu
Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Reklam Kurulu'nun 9 Nisan 2025 tarihli toplantısında, bir otomobil markasının SUV modelinin teknik özelliklerini tanıtan reklamlarda tüketicileri yanıltıcı ifadeler tespit edildiği belirtildi. Kurul, firmaya bu nedenle idari para cezası uyguladı. Ancak cezanın miktarı basında iddia edildiği gibi 863 milyon TL değil, bu tutarın çok altında bir rakam. Bakanlık, kesin ceza miktarını açıklamazken, "kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla" bu yalanlamayı yapma gereği duyduklarını ifade etti. Açıklamada ayrıca, Reklam Kurulu'nun tüketicinin korunması ve haksız ticari uygulamaların önlenmesi amacıyla faaliyetlerine aralıksız devam ettiği hatırlatıldı.
Yanlış Bilgiler Sosyal Medyada Yayıldı
İddialar ilk olarak bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında ortaya atıldı. Haberlerde, Ticaret Bakanlığı'nın bir otomotiv devine 863 milyon TL'lik rekor ceza kestiği öne sürüldü. Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan bu iddialar, sektörde ve kamuoyunda tartışma yarattı. Bakanlığın hızlı yalanlaması, bilgi kirliliğinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Yetkililer, tüketicilerin yalnızca resmi kaynaklardan yapılan duyurulara itibar etmeleri gerektiğini vurguladı.
Ticaret Bakanlığı, Reklam Kurulu kararlarının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldığını ve herhangi bir cezanın gerekçesiyle birlikte duyurulduğunu belirtti. Bu olay, otomotiv sektöründe tüketici hakları ve reklam etiği konularına dikkat çekerken, asılsız haberlerin yaratabileceği algı yönetimi tehlikesine karşı da uyarı niteliği taşıyor.