Türkiye’nin köklü terzilik markası Terzi Ayhan Classics, beş şehirdeki 9 mağazasının yanı sıra kendi internet sitesi ve e-ticaret platformları üzerinden 100’den fazla ülkeye ulaşarak önemli bir ihracat başarısına imza attı. Şirketin dijital satış ağı, özellikle Avrupa ve Ortadoğu’da yaşayan Türk müşterilerin yoğun ilgisiyle hızla büyüyor. Uzaktan beden ve model seçimine olanak tanıyan yenilikçi uygulamalarıyla dikkat çeken marka, geleneksel terziliği küresel pazara taşıyor.
Dijital Dönüşüm ve Küresel Pazara Açılım
Terzi Ayhan Classics, son yıllarda dijitalleşme yatırımlarına hız vererek Türkiye’deki mağazalarının yanına güçlü bir e-ticaret altyapısı ekledi. Şirketin internet sitesi üzerinden yapılan satışlar, özel dikim takım elbise, gömlek, pantolon ve ceket gibi ürünlerde yoğunlaşıyor. Müşteriler, online platformlarda beden ölçülerini girerek veya markanın geliştirdiği yapay zeka destekli beden tahmin sistemi sayesinde, mağazaya gitmeden sipariş verebiliyor. Bu kolaylık, yurt dışında yaşayan Türklerin yanı sıra yabancı müşterilerin de ilgisini çekiyor.
Marka yetkilileri, ihracatın başlangıçta ağırlıklı olarak Avrupa ülkeleri (Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere) ve Ortadoğu’daki (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar) Türk toplumundan geldiğini belirtiyor. Ancak son dönemde ABD, Kanada ve Avustralya’dan da önemli siparişler alınıyor. Şirket, 2023 yılında başlattığı dijital atılım sayesinde ilk yıl 40 ülkeye satış yaparken, bugün 100 ülkeyi aşan bir pazara ulaştı.
Uzaktan Beden ve Model Seçimi
Terzi Ayhan Classics’in en çok konuşulan yeniliği, uzaktan beden ve model seçimine olanak tanıyan uygulaması. Müşteriler, web sitesi üzerinden boy, kilo, omuz genişliği gibi temel ölçülerini girdikten sonra sistem, kişiye özel kalıp önerileri sunuyor. Ayrıca, müşterilerin fotoğraf yükleyerek vücut tipine uygun modelleri seçmesine olanak tanıyan bir arayüz de mevcut. Bu sistem, özellikle internetten kıyafet almaya çekinen kullanıcıların güvenini kazanıyor.
Markanın kalite anlayışı, Türk terzilik geleneğine dayanıyor. El işçiliği ve ince dikiş detayları, üretimin her aşamasında özenle uygulanıyor. Ürünlerin kumaşları da Türkiye’nin önde gelen dokuma fabrikalarından temin ediliyor. Bu sayede, hem yurt içi hem yurt dışı müşterilerine aynı kalitede ulaşan marka, “Türk terziliğini dünyaya tanıtma” hedefini benimsiyor.
İhracatın Arkasındaki Strateji
Terzi Ayhan Classics’in ihracat başarısının arkasında, doğru hedef kitle analizi ve lojistik yatırımları yatıyor. Şirket, yurt dışı gönderimlerini hızlı ve güvenli yapabilmek için anlaşmalı kargo firmalarıyla çalışıyor. Ortadoğu’ya yapılan gönderilerde gümrük işlemlerinin hızlandırılması için özel bir ekip bulunduruyor. Ayrıca, müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla ücretsiz iade politikası uyguluyor. Bu sayede, müşteriler beden ve model konusunda tereddüt yaşasalar bile rahatlıkla sipariş verebiliyor.
Marka, dijital pazarlama alanında da önemli adımlar attı. Özellikle sosyal medya platformlarında hedefli reklamlar vererek, yurt dışında yaşayan Türk toplumuna ulaşıyor. Ayrıca, İngilizce ve Almanca dil seçenekleriyle web sitesini çok dilli hale getirdi. Bu sayede, yabancı müşterilerin de ürünleri inceleyip sipariş verebilmesi sağlandı.
Geleneksel Terzilikten Küresel Markaya
Terzi Ayhan’ın hikayesi, 1970’lerde İstanbul’da küçük bir dükkanla başladı. Usta terzi Ayhan Usta’nın titiz işçiliği kısa sürede müşteri kitlesini genişletti. Bugün üçüncü kuşağın yönettiği marka, geleneksel terzilik değerlerini korurken modern teknolojiye uyum sağlamayı başardı. Şirketin CEO’su, yaptığı açıklamada “Amacımız, Türk terziliğinin kalitesini dünyaya göstermek. 100 ülkeye ulaşmak bizim için büyük bir gurur, ancak hedefimiz çok daha fazlası” dedi.
Uzmanlar, Terzi Ayhan Classics’in bu başarısını, yerel bir markanın doğru dijital stratejiyle küresel pazara açılabileceğinin önemli bir örneği olarak değerlendiriyor. Özellikle tekstil sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’ler için ilham verici bir model oluşturan şirket, Türkiye’nin ihracat potansiyelini de gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, Terzi Ayhan Classics’in bu başarısı, sadece bir firmanın büyüme hikayesi değil, aynı zamanda Türk üretiminin dijital çağdaki dönüşümünün bir sembolü. Yurt dışında yaşayan Türklerin ve yabancı müşterilerin ilgisi, markanın önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceğinin sinyalini veriyor. Bu gelişme, Türkiye’nin geleneksel el sanatlarının modern ticaretle birleştiğinde ulaşabileceği potansiyeli gösteriyor.