Ekim 2024'te parlamentonun açılışıyla Türkiye'nin gündemine giren 'Terörsüz Türkiye' süreci, yaklaşık iki yıllık bir arayışın ardından yasal çerçeveye kavuşuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'devlet projesi' olarak tanımladığı ve kısa sürede meclis gündemine taşınan bu süreç, bugün itibarıyla somut bir yasa teklifiyle ete kemiğe büründü. Teklif, terörle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralarken, muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarından tartışmalı tepkiler geliyor.
Yasa Teklifi Neleri İçeriyor?
Terörsüz Türkiye yasa teklifi, öncelikle terör örgütleriyle bağlantılı kişilere yönelik 'etkin pişmanlık' hükümlerini genişletmeyi öngörüyor. Buna göre, örgüt üyeliği veya silahlı mücadelede yer almış ancak henüz yargılanmamış kişiler, belirli şartları yerine getirmeleri halinde ceza indirimi veya muafiyet elde edebilecek. Teklifin en dikkat çeken maddesi ise, örgütün silah bırakması ve dağılması durumunda, lider kadrosuna yönelik af düzenlemesi. Bu kapsamda, terör örgütü PKK'nın elebaşlarına yönelik yargılamaların durdurulması ve cezalarının ertelenmesi gibi düzenlemeler de yer alıyor.
Ayrıca teklif, terörle mücadelede elde edilen istihbarat bilgilerinin paylaşımını kolaylaştıracak yasal altyapıyı oluşturmayı hedefliyor. Güvenlik birimleri arasında koordinasyonun artırılması ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik yeni tedbirler de teklif kapsamında. Öte yandan, terör mağdurlarına tazminat ödenmesine ilişkin düzenlemelerin de teklifte bulunması, sivil toplumun bazı kesimlerince olumlu karşılandı.
Siyasi Partilerden İlk Tepkiler
İktidar partisi AK Parti, teklifin 'Türkiye'nin huzuru ve güvenliği için tarihi bir adım' olduğunu savunuyor. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, yaptığı yazılı açıklamada, 'Bu yasa, terörün kökünü kazıyacak ve toplumsal barışı güçlendirecektir' ifadelerini kullandı. MHP lideri Devlet Bahçeli ise, teklifin kendi çizgileri doğrultusunda hazırlandığını belirterek, 'Terörsüz Türkiye, milli birliğimizin vazgeçilmez hedefidir' dedi.
Ana muhalefet partisi CHP ise teklife temkinli yaklaşıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Bu teklif, suç ve ceza dengesini bozacak nitelikte. Terörle müzakere etmek yerine, mücadele edilmelidir' diye konuştu. İYİ Parti ise, 'Terör örgütüne af çıkarılamaz, bu vatan hainlerine ödül vermektir' diyerek sert tepki gösterdi. HDP ise (şu anda DEM Parti) teklifi 'olumlu ancak yetersiz' bulduklarını açıkladı. Parti sözcüsü Ayşe Gök, 'Bu teklif, sürecin devamı için bir fırsat olabilir; ancak örgüt liderinin ev hapsi şartı yerine getirilmelidir' dedi.
Tarihsel Arka Plan ve Süreç
Terörsüz Türkiye süreci, aslında 2013'te başlayan 'Çözüm Süreci'nin bir devamı olarak görülüyor. Ancak 2015'te yaşanan çatışmalar, bu süreci sekteye uğratmıştı. 2023 yılında Cumhur İttifakı'nın seçim zaferinin ardından, Devlet Bahçeli'nin 'Terörsüz Türkiye' çağrısı yeni bir dönemin habercisi oldu. 2024 Ekim ayında ise MHP lideri Bahçeli'nin DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşması ve Abdullah Öcalan'a yönelik 'örgütü lağvetmesi' çağrısı, sürecin fitilini ateşledi.
Bu süreçte, PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan'ın örgüte hitaben yaptığı 'silahları bırakın ve kendinizi feshedin' çağrısı, 2025 yılının Şubat ayında kamuoyuna yansıdı. Öcalan'ın bu çağrısı, sürecin en kritik dönüm noktalarından biri oldu. Ardından, örgütün yürütme organı olan PKK Yürütme Konseyi, Mayıs 2025'te aldığı kararla silahlı mücadeleyi sonlandırdığını ve örgütün feshedildiğini ilan etti. Bu gelişme, Türkiye ve bölge için tarihi bir anlam taşıyor.
Yasa teklifi, bu fesih kararının ardından hayata geçirilecek yasal düzenlemelerin ilk adımı olarak görülüyor. Teklifin önümüzdeki haftalarda TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, teklifin 'anayasa ve uluslararası hukuka uygun' olduğunu savunarak, 'Bu düzenleme, terör örgütünün tasfiyesini tamamlayacak ve toplumsal uzlaşmayı sağlayacaktır' dedi.
Uzmanlar ise, teklifin anayasanın değiştirilemez maddelerine aykırılık teşkil edip etmeyeceği konusunda tartışmaların süreceğini belirtiyor. Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Ergun Özbudun, 'Terörle mücadelede af düzenlemeleri, ancak toplumsal mutabakatla çıkarılabilir. Bu teklifin, uzlaşma kültürüne zarar verme riski var' değerlendirmesinde bulundu.
Terörsüz Türkiye'nin yasalaşma süreci, yalnızca Türkiye'nin iç siyasetini değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkileyecek güce sahip. Özellikle Irak ve Suriye'deki PKK varlığının sonlandırılması, uluslararası koalisyon güçlerinin de desteğini gerektiriyor. Bu nedenle, teklifin uluslararası kamuoyunda da dikkatle takip edildiği bir dönemde, Türkiye'nin atacağı adımlar merakla bekleniyor.