Türk Dil Kurumu (TDK), sosyal medya hesaplarından yaptığı bir paylaşımda büyük bir skandala imza attı. Kurum, ünlü eleştirmen ve yazar Nurullah Ataç’ın ölüm yıl dönümü için hazırladığı videoda Ataç’ın fotoğrafı yerine ABD’li şair T.S. Eliot’un görselini kullandı. Hata, paylaşımın üzerinden tam 10 gün geçmesine rağmen fark edilmedi ve sosyal medyada büyük tepki çekti.
Skandal Nasıl Ortaya Çıktı?
TDK’nın resmi Twitter hesabından 4 Kasım 2023’te yapılan paylaşımda, “Nurullah Ataç’ı ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz” notuyla bir video yayımlandı. Videoda Ataç’ın fotoğrafı olarak kullanılan görselin aslında İngiliz asıllı ABD’li şair ve oyun yazarı T.S. Eliot’a ait olduğu, kullanıcılar tarafından fark edildi. Sosyal medyada hızla yayılan tepkiler üzerine TDK, 14 Kasım’da sessizliğini bozarak hatayı düzeltti ve özür mesajı yayımladı. Özür mesajında, “Videoda kullanılan görselin yanlışlığını üzülerek öğrendik. Düzeltilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Nurullah Ataç ve T.S. Eliot Karıştırması
Nurullah Ataç (1898-1957), Türk edebiyatının önemli eleştirmen ve deneme yazarlarından biridir. Tanzimat sonrası Türk edebiyatına yaptığı katkılarla tanınır. T.S. Eliot (1888-1965) ise Modernist şiirin öncülerinden olup Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir. İki ismin birbirine karıştırılması, TDK’nın yetersiz araştırma yaptığını gösterdi. Kurumun iletişim stratejisi ve kültürel bilgi eksikliği kamuoyunda tartışma yarattı.
TDK’nın Kültürel Sorumluluğu
Türk Dil Kurumu, dil ve kültür alanında devletin yetkili kurumu olarak topluma örnek olması beklenen bir yapıdır. Bu tür bir hata, kurumun itibarını zedelerken, özellikle eğitim ve kültür camiasında güven kaybına yol açtı. Uzmanlar, kamu kurumlarının sosyal medya kullanırken daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Olay, aynı zamanda dijital çağda bilginin hızla yayılmasının ancak doğruluğunun denetlenmemesinin sorunlarını da ortaya koydu.
Bu skandal, TDK’nın yanı sıra diğer kültür kurumlarının da sosyal medya yönetiminde profesyonel ekipler istihdam etmesi gerektiğini gösteriyor. Kurumun hatayı 10 gün sonra fark etmesi, izleme mekanizmalarının zafiyetini de gözler önüne serdi. Türk edebiyatına gönül verenler, bu tür ihmallerin bir daha yaşanmamasını umuyor.