Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, toplam rezervler 21 Ağustos haftasında bir önceki haftaya kıyasla 4 milyar 949 milyon dolar artarak 188 milyar 449 milyon dolara yükseldi. Bu artış, son dönemde rezervlerdeki güçlü toparlanmanın devam ettiğini gösteriyor. Ekonomistler, rezerv artışında turizm gelirleri, enerji fiyatlarındaki düşüş ve programlı dış finansmanın etkili olduğunu belirtiyor.
Rezervlerdeki artışın detayları
TCMB'nin haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 21 Ağustos haftasında 4 milyar 402 milyon dolar artışla 163 milyar 637 milyon dolardan 168 milyar 39 milyon dolara çıktı. Altın rezervleri ise 547 milyon dolar artışla 19 milyar 863 milyon dolardan 20 milyar 410 milyon dolara yükseldi. Böylece toplam rezervler 188 milyar 449 milyon dolara ulaştı. Bu rakam, 2024 yılı Mayıs ayındaki 147 milyar dolarlık seviyeye göre belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor.
Rezervlerdeki bu artış, piyasa katılımcıları tarafından olumlu karşılandı. Ekonomi yönetiminin uyguladığı politikaların etkisiyle döviz rezervlerinin güçlenmesi, Türk lirasına olan güveni artırıyor ve ülke risk primini aşağı çekiyor. Uzmanlar, rezervlerdeki bu trendin sürmesi halinde Türkiye'nin dış finansman ihtiyacının daha kolay karşılanabileceğini ifade ediyor.
Ekonomistlerin değerlendirmeleri
Ekonomistler, rezerv artışında etkili olan faktörleri şöyle sıralıyor: Turizm gelirlerindeki rekor artış, Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve ihracattaki canlılık. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye'ye yönelik portföy yatırımlarındaki artış da rezervlere olumlu yansıyor. Bu gelişmeler, cari açığın finansmanına katkı sağlıyor.
Bir başka önemli etken ise swap anlaşmaları ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan krediler. Özellikle Körfez ülkeleriyle yapılan swap anlaşmaları, rezervlerin güçlenmesine önemli ölçüde destek verdi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İstanbul Ekonomi Araştırma'dan Dr. Ali Gökçe, "Merkez Bankası'nın rezervleri, ekonomik güvenin bir göstergesi. Bu artış, makroekonomik istikrarın sağlanmasında kritik bir öneme sahip" dedi.
Öte yandan, rezervlerdeki artışa rağmen, net rezervlerin hala negatif veya düşük seviyelerde olduğu hatırlatılıyor. Analistler, sürdürülebilir bir iyileşme için yapısal reformların gerekliliğine dikkat çekiyor. Ancak mevcut tablo, piyasalarda iyimserliği artırmış durumda.