TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz iddialarıyla ilgili görülen davada tutuklu sanık kalmadı. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, tutuklu yargılanan son sanık da tahliye edildi. Böylece beş sanığın tamamı yargılama sürecine adli kontrol şartıyla devam edecek.
Dava süreci ve iddialar
Dava, TBMM bünyesinde staj yapan üniversite öğrencilerinin, dönemin bazı milletvekilleri ve meclis çalışanları tarafından sözlü ve fiziksel tacize uğradıkları iddiasıyla açılmıştı. Olayların 2018-2020 yılları arasında meydana geldiği belirtiliyor. Şikayetler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında beş kişi gözaltına alınmış, ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı.
İddianamede, sanıkların 'cinsel taciz', 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'işkence' gibi suçlardan cezalandırılması talep ediliyor. Mağdur öğrencilerin ifadelerinde, staj döneminde uygunsuz tekliflerle karşılaştıkları, bazılarının odalara kilitlendiği ve psikolojik baskıya maruz kaldıkları yer alıyor.
Son duruşmada yaşananlar
Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, tutuklu sanık avukatları tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanığın adresinde sabit ikamet etmesi, kaçma şüphesinin bulunmaması ve tanıkların büyük kısmının dinlenmiş olması gerekçesiyle tahliye kararı verdi. Aynı duruşmada diğer dört sanığın da adli kontrol şartıyla serbest bırakılması kararlaştırıldı.
Mahkeme, sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve haftada bir gün karakola imza atma gibi adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmetti. Duruşma, eksikliklerin giderilmesi için ertelendi. Bir sonraki celse, 2024 yılı ocak ayında görülecek.
Siyasi yansımalar ve toplumsal tepki
TBMM'deki taciz davası, Meclis'in itibarı ve kadın hakları açısından önemli bir sınav olarak görülüyor. Olayın ortaya çıkmasının ardından birçok sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti, sürecin takipçisi olduklarını açıklamıştı. Kadın örgütleri, davaya müdahil olma talebinde bulunmuş ve duruşmaları izlemişti.
TBMM yönetimi ise olaylarla ilgili olarak idari soruşturma başlatmış ve stajyer öğrencilerin korunmasına yönelik yeni tedbirler alınacağını duyurmuştu. Ancak muhalefet partileri, Meclis'in bu konuda yeterli adımı atmadığını, taciz olaylarının örtbas edilmeye çalışıldığını iddia ediyor.
Dava, Türkiye'de iş yerlerinde ve kamusal alanlarda yaşanan taciz olaylarının yargıya taşınması açısından da örnek teşkil ediyor. Mağdurların cesurca şikayette bulunması, benzer durumdaki diğer kişilere de ilham kaynağı oldu.
Bağımsız gözlemciler, bu davanın sonucunun sadece sanıkların kaderini belirlemekle kalmayacağını, aynı zamanda Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve tacizle mücadelede önemli bir emsal oluşturacağını belirtiyor. Yargı sürecinin şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi, toplumun adalete olan güveni açısından kritik önem taşıyor.