TBMM lokantasında staj yapan 18 yaşından küçük 4 kız öğrenciye yönelik “zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar ve taciz” suçlamasıyla açılan davada bugün görülen duruşmada tüm sanıklar hakkında tahliye kararı verildi. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanıkların adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Savcı, tutukluluğun devamını talep etmişti ancak mahkeme heyeti ara kararında başka gerekçelerle tahliyeye karar verdi. Karar, mağdur aileleri ve avukatları tarafından büyük tepkiyle karşılandı.
Davanın Geçmişi ve Suçlamalar
Olay, TBMM lokantasında staj yapan reşit olmayan kız öğrencilerin, çalışanlar tarafından cinsel istismar ve tacize uğramasıyla gündeme gelmişti. İddianameye göre sanıklar, stajyer öğrencilere karşı “zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar”, “cinsel taciz” ve “çocuğun cinsel istismarı” suçlarını işlemekle suçlanıyor. Dava kapsamında aralarında lokanta şefi, aşçıbaşı ve garsonların da bulunduğu 6 sanık yargılanıyor. Sanıkların bir kısmı suçlamaları reddederken, diğerleri ifadelerinde olayların rıza çerçevesinde yaşandığını öne sürdü.
Tahliye Kararının Gerekçesi ve Tepkiler
Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklu kaldıkları süre, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması ve kaçma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle tahliye yönünde karar verdi. Ancak mağdurların avukatları, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek itiraz edeceklerini açıkladı. Mağdur aileleri adliye önünde yaptıkları açıklamada, “Çocuklarımızın yaşadığı travma göz ardı ediliyor. Adalet yerini bulmadı” dedi. Kadın örgütleri ve çocuk hakları dernekleri de kararı protesto etti.
TBMM yönetimi ise olayın üzerine lokanta çalışanlarına yönelik soruşturma başlatıldığını ve staj programlarının yeniden düzenlendiğini duyurmuştu. Meclis Başkanlığı, konuyla ilgili adli sürecin takipçisi olduklarını belirtti.
Bağımsız Değerlendirme
Tahliye kararı, kamuoyunda “çocuk istismarı davalarında faillere verilen cezasızlık” algısını güçlendirdi. Hukukçular, mahkemenin delil durumunu ve tutukluluk süresini dikkate alarak karar verdiğini ancak toplumsal hassasiyetin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade ediyor. Bu dava, çalışma hayatında çocukların korunmasına yönelik denetim mekanizmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki duruşmalarda tanık dinlemeleri ve bilirkişi raporlarıyla sürecin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.