Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerin araştırılması talebiyle toplandı. Ancak oturum, toplantı yeter sayısı bulunamaması nedeniyle açılamadan kapandı. Bu durum, muhalefet sıralarında büyük tepki çekti. İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez, kürsüde yaptığı konuşmada, milletin vergileriyle çalışması gereken bu çatının, milletin sorunlarını konuşamaz hale geldiğini belirterek sert ifadeler kullandı.
YENİ Yol Grubu'nun araştırma talebi reddedildi
Görüşmelerin ana gündem maddesi, YENİ Yol Grubu'nun (İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'den oluşan grup) 31 Mart seçimlerinin ardından belediyelere yönelik başlatılan adli ve idari soruşturmaların meclis çatısı altında araştırılmasını öngören önergeydi. Grup, özellikle kayyım atamaları ve soruşturmaların hukuki çerçevede şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini savundu. Ancak iktidar partisi temsilcileri, önergeye destek vermeyeceklerini açıkladı. Bunun üzerine muhalefet, genel kurulda konuyu gündeme taşımak için ısrar etti.
Genel Kurul Başkanvekili, yoklama yapılması için önerge verdi. Yapılan yoklamada, 600 üyeli mecliste toplantı yeter sayısı olan 200 milletvekilinin bulunamadığı tespit edildi. Bunun üzerine oturum, aynı gün içinde yeniden toplanmak üzere kapatıldı. Bu sonuç, muhalefet tarafından 'meclisin işlevsizliği' olarak yorumlandı.
Çömez'den çifte standart eleştirisi
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, oturumun kapanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çömez, sözlerine şöyle devam etti: 'Milletin vergileriyle çalışması gereken bu çatı, milletin sorunlarını konuşamaz hale geldi. 31 Mart'tan bu yana belediyelere yönelik yapılan işlemlerde açık bir çifte standart var. Bazı belediyelere dokunulmuyor, bazılarına ise kayyım atanıyor. Hukukun tarafsız uygulanması için meclisin bu konuyu araştırması şarttı. Ama iktidar, kendi karanlık işlerinin ortaya çıkmasından korktuğu için bu önergeyi desteklemedi.'
Çömez ayrıca, toplantı yeter sayısının bulunmamasını da eleştirerek, 'AKP ve MHP'li vekillerin büyük bir kısmı yurt dışında ya da il dışında. Bu milletin vekilleri, milletin sorunlarını konuşmak yerine kendi gündemleriyle meşgul. Bu tablo, meclisin itibarını zedeliyor' ifadelerini kullandı.
Muhalefet ortak tavır sergiledi
CHP, HEDEP ve diğer muhalefet partileri de YENİ Yol Grubu'nun önergesine destek verdiklerini açıklamıştı. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Belediyelere yönelik operasyonların tamamı hukuki değil, siyasi. Bu süreçlerin meclis tarafından denetlenmesi demokrasinin gereğidir. İktidarın bu önergeye karşı çıkması, kayyım atamalarının hukuk dışı olduğunun itirafıdır' dedi.
Bununla birlikte, YENİ Yol Grubu'nun önergesinin genel kurulda görüşülememesi, muhalefetin ortak hareket etme iradesini de gösterdi. Ancak iktidar çoğunluğu, bu tür önergelerin gündeme alınmasını engelleyebilmek için yeterli oya sahip. Bu durum, muhalefetin meclis içindeki etkinliğinin sınırını ortaya koyuyor.
Kayyım atamaları ve hukuk tartışması
31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından özellikle DEM Parti'nin kazandığı bazı belediyelere kayyım atanması, muhalefet ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Anayasa'nın 127. maddesi ve belediye kanunları çerçevesinde yapılan kayyım atamalarının, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmasıyla sonuçlandığına dikkat çeken muhalefet, bu uygulamaların 'demokratik meşruiyeti' zedelediğini savunuyor. İktidar ise kayyım atamalarının terörle mücadele kapsamında olduğunu ve hukuki olduğunu belirtiyor.
Bu tartışmaların gölgesinde, TBMM Genel Kurulu'nun bugünkü oturumunun kapanması, meclis içindeki kutuplaşmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Toplantı yeter sayısının sağlanamaması, meclisin çalışma iradesinin zayıflığını gösterirken, muhalefetin önümüzdeki süreçte bu konuyu daha farklı platformlara taşıyabileceği yorumları yapılıyor.
Bu gelişme, Türkiye'nin iç siyasetinde kayyım tartışmalarının ne kadar hassas bir konu olduğunu ve meclisin bu tür kritik meselelerde bile kilitlenebildiğini gösteriyor. Hukukun üstünlüğüne vurgu yapan muhalefet, bu konuyu gündemde tutmakta kararlı görünüyor. Ancak iktidarın çoğunluğu, bu tür önergelerin görüşülmesini engellemeye devam ederse, meclis içi çatışmanın daha da derinleşmesi bekleniyor.