TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe'ye müftü atamasına sert tepki gösterdi. Kurtulmuş, yaptığı yazılı açıklamada, "Yunanistan'ı, Lozan Barış Antlaşması'ndan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmeye, seçilmiş müftüleri tanımaya ve bu kabul edilemez uygulamalardan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz." ifadelerini kullandı. Açıklama, son dönemde Batı Trakya'daki Müslüman Türk azınlığın dini liderlerinin Yunan makamlarınca atanmasına yönelik artan gerilimin son halkası olarak geldi.
Lozan Antlaşması'na aykırı uygulama
Kurtulmuş, açıklamasında Lozan Barış Antlaşması'nın 40. ve 41. maddelerine atıfta bulunarak, azınlıkların dini liderlerini kendi seçme hakkının garanti altına alındığını vurguladı. Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe'ye atadığı müftülerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten TBMM Başkanı, bu uygulamanın 1923'ten bu yana süregelen teamüllere de aykırı olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, "Seçilmiş müftülerin tanınmaması, azınlığın dini özgürlüklerine yönelik açık bir müdahaledir. Bu tür adımlar, iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilemekte ve bölgede gerginliği tırmandırmaktadır." dedi.
Yunanistan'a çağrı: derhal geri adım
TBMM Başkanı, Yunanistan hükümetine uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini hatırlatarak, seçilmiş müftülerin resmen tanınması ve atama uygulamasına son verilmesi gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, "Bu kabul edilemez uygulamalardan derhal vazgeçilmelidir. Aksi halde Türkiye, Lozan Antlaşması'ndan kaynaklanan haklarını sonuna kadar kullanacaktır." şeklinde konuştu. Açıklamada ayrıca, Türkiye'nin Batı Trakya Türk azınlığının haklarını koruma konusundaki kararlılığı yinelendi.
Batı Trakya'da yıllardır süren müftü krizi
Yunanistan'ın Gümülicine ve İskeçe'ye müftü ataması, 1990'lı yıllardan bu yana zaman zaman gündeme gelen ve çözülemeyen bir sorun. Yunan yetkililer, müftülerin devlet tarafından atanması gerektiğini savunurken, Batı Trakya Türk azınlığı ise kendi dini liderlerini seçme hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Son olarak 2023 yılında Gümülcine'de yapılan seçimle belirlenen müftü, Yunan makamlarınca tanınmamıştı. Benzer şekilde İskeçe'de de seçilmiş müftü yerine atanmış bir isim görevlendirilmişti. Türkiye, her iki atamayı da protesto etmiş ve konuyu uluslararası platformlara taşımıştı. Avrupa Konseyi ve AGİT gibi kuruluşlar da zaman zaman bu konuda raporlar yayınlayarak Yunanistan'ı uyarmıştı.
Uluslararası hukuk ve azınlık hakları
Lozan Barış Antlaşması'nın 40. maddesi, Türk azınlığın dini, eğitim ve kültürel haklarını güvence altına alırken, 41. maddesi de dini liderlerin seçimle belirlenmesini öngörüyor. Yunanistan'ın bu maddeleri ihlal ettiği yönündeki iddialar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınmış ve çeşitli davalarda Türkiye lehine kararlar çıkmıştı. Ancak Yunanistan, AİHM kararlarına rağmen uygulamalarını sürdürmekte ısrar ediyor. Uzmanlar, bu durumun iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri zorladığını ve bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini belirtiyor.
Türkiye'nin tutumu ve olası adımlar
TBMM Başkanı Kurtulmuş'un açıklaması, Türkiye'nin konuya verdiği önemi gösteriyor. Daha önce Dışişleri Bakanlığı da benzer açıklamalarla Yunanistan'a çağrıda bulunmuştu. Türkiye'nin önümüzdeki günlerde konuyu Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda gündeme getirmesi bekleniyor. Ayrıca, iki ülke arasındaki üst düzey görüşmelerde bu konunun masaya yatırılması olası. Batı Trakya Türk azınlığının temsilcileri de uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunarak destek istiyor.
Bağlam: Batı Trakya'nın hassas dengeleri
Batı Trakya, Yunanistan'ın kuzeydoğusunda, Türkiye sınırına yakın bir bölge olup, yaklaşık 150 bin Müslüman Türk azınlığa ev sahipliği yapıyor. Bölge, Lozan Antlaşması ile özel bir statüye sahip ve azınlık hakları uluslararası garantiler altında. Ancak yıllardır süren müftü atamaları, eğitim hakları ve mülkiyet sorunları gibi konular, azınlığın günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Yunanistan'ın son dönemdeki tutumu, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog sürecine de gölge düşürüyor. İki ülke liderleri arasında yapılan olumlu görüşmelere rağmen, azınlık hakları konusunda somut bir ilerleme kaydedilemiyor. TBMM Başkanı'nın açıklaması, Türkiye'nin bu konudaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyarken, Yunanistan'ın atacağı adımlar merakla bekleniyor.