TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Kurtulmuş, mesajında Sivas Kongresi'nin milletin kayıtsız şartsız bağımsızlık hedefini tüm dünyaya ilan ettiğini vurguladı. Kongre, 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas'ta toplanmış ve Milli Mücadele'nin dönüm noktalarından biri olmuştur.
Sivas Kongresi'nin Tarihsel Önemi
Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplandı ve 11 Eylül 1919'a kadar sürdü. Kongre, Erzurum Kongresi'nde alınan kararları genişleterek tüm ulusu kapsayacak şekilde yeniden düzenledi. Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında gerçekleşen kongrede, "Manda ve himaye kabul edilemez" ilkesi kesin olarak benimsendi ve milli sınırlar içinde tam bağımsızlık hedefi vurgulandı. Kongre, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulmasına öncülük ederek Milli Mücadele'nin örgütlü yapısını oluşturdu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, mesajında Sivas Kongresi'nin Türk milletinin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya haykırdığı bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Kurtulmuş, "Sivas Kongresi ile milletimiz, kayıtsız şartsız bağımsızlık hedefimizi tüm dünyaya ilan etmiştir" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, bu kongrenin milli birlik ve beraberlik ruhunun en güçlü tezahürlerinden biri olduğunu da sözlerine ekledi.
Kurtulmuş'un Mesajından Öne Çıkanlar
Kurtulmuş, mesajında Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümünü kutlayarak, kongrenin Milli Mücadele'nin kaderini belirlediğini ifade etti. Kurtulmuş, "Sivas Kongresi, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük tutkusunun somut bir göstergesidir. Bu kongrede alınan kararlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini oluşturmuştur" dedi. Ayrıca, Kurtulmuş, genç nesillere Sivas Kongresi'nin ruhunu ve önemini aktarmanın önemine dikkat çekti.
Kurtulmuş, mesajında birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, "Bugün de aynı ruhla, milli birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha ileriye taşımak için çalışmalıyız" ifadelerini kullandı. Sivas Kongresi'nin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, Sivas'ta çeşitli anma programları gerçekleştiriliyor.
Sivas Kongresi'nin Arka Planı ve Etkileri
Sivas Kongresi, I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti'nin işgal altında olduğu bir dönemde toplandı. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde işgaller başlamıştı. Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak Milli Mücadele'yi başlatmış, ardından Amasya Genelgesi ve Erzurum Kongresi ile örgütlenme sürecini sürdürmüştü. Sivas Kongresi, bu sürecin en kapsamlı ve ulusal nitelikli toplantısı oldu.
Kongrede alınan kararlar arasında, "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, bölünemez" ilkesi ve "Kuvâ-yı Milliye'yi âmil ve irade-i milliye'yi hâkim kılmak esastır" ifadeleri yer aldı. Ayrıca, geçici bir hükümet kurulması gerekliliği vurgulandı ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin teşkilatlanması kararlaştırıldı. Kongre, milli mücadelenin siyasi ve askeri yapısını şekillendirdi.
Sivas Kongresi'nin ardından, 23 Temmuz 1919'da toplanan Erzurum Kongresi'nin kararları genişletilerek tüm ulusa mal edildi. Kongre, aynı zamanda kadınların da katılımıyla dikkat çekti; Sivaslı kadınlar, kongreye destek vererek milli mücadeledeki rollerini gösterdi. Kongre binası olarak kullanılan Sivas Lisesi, günümüzde müze olarak ziyaretçilere hizmet veriyor.
Günümüzde Sivas Kongresi'nin Anlamı
Sivas Kongresi, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin simgesi olarak her yıl çeşitli etkinliklerle anılıyor. TBMM Başkanı Kurtulmuş'un mesajı da bu anlamda kongrenin tarihsel önemini bir kez daha vurguluyor. Kurtulmuş, mesajında gençlere seslenerek, "Sivas Kongresi'nin ruhunu anlamak, ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyor" dedi.
Uzmanlar, Sivas Kongresi'nin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesini yansıttığını belirtiyor. Kongrede alınan "kayıtsız şartsız bağımsızlık" kararı, Türk dış politikasının temel ilkelerinden biri haline geldi. Bugün de Türkiye, bağımsızlık ve egemenlik konusundaki hassasiyetini sürdürüyor.
Sonuç olarak, Sivas Kongresi'nin 107. yıl dönümünde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un mesajı, milli mücadele ruhunun canlı tutulması gerektiğini gösteriyor. Kongre, sadece bir tarihi olay değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin bir sembolü olarak gelecek nesillere ilham vermeye devam ediyor.