Tayland'ın batısındaki bir pirinç tarlasında yürütülen arkeolojik kazılarda, Demir Çağı'na ait olduğu belirlenen ve üzerinde antik Hint alfabesiyle yazılmış gizemli bir yazıt bulunan 2 bin yıllık altın yüzükler gün yüzüne çıkarıldı. Uzmanlar, bu keşfin antik ticaret rotalarının haritalanmasına önemli katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Keşfin detayları
Kazılar, Tayland'ın Kanchanaburi eyaletinde, yerel bir çiftçinin tarlasında tesadüfen bulduğu altın parçalarını yetkililere bildirmesiyle başladı. Tayland Arkeoloji Enstitüsü ekipleri, bölgede yaptıkları sistematik kazılarda toplam 5 altın yüzük, 2 altın bilezik ve çeşitli seramik parçaları ortaya çıkardı. Yüzüklerin üzerinde, Brahmi alfabesiyle yazıldığı düşünülen bir dizi sembol bulunuyor. Brahmi alfabesi, MÖ 3. yüzyılda Hint alt kıtasında kullanılmış ve Güneydoğu Asya'ya yayılmış antik bir yazı sistemidir.
Uzmanlar, yüzüklerdeki yazıtın henüz tam olarak çözülemediğini, ancak dönemin dini veya ticari mesajlarını taşıyor olabileceğini belirtiyor. Kazı başkanı Dr. Somchai Rattanakorn, "Bu yüzükler, Tayland'da şimdiye kadar bulunan en eski altın objeler arasında. Brahmi alfabesinin varlığı, bölgenin Hint kültürüyle erken dönemde etkileşime girdiğini gösteriyor," dedi.
Tarihi ve kültürel bağlam
Keşif, Tayland'ın Demir Çağı'ndaki ticaret ağlarına ilişkin bilinenleri değiştirebilir. Araştırmacılar, bu altın objelerin Hindistan'dan Güneydoğu Asya'ya uzanan tarihi İpek Yolu'nun bir kolu olan deniz ticaret rotası üzerinden gelmiş olabileceğini düşünüyor. Bölgede daha önce de Hint etkisi taşıyan objeler bulunmuş olsa da, altın ve yazıtın bir arada bulunması nadir bir durum.
Kanchanaburi, Myanmar sınırına yakın konumuyla tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği bir nokta olarak biliniyor. 2. yüzyıla tarihlenen bu yüzükler, bölgenin o dönemde Hint krallıklarıyla yoğun bir ticari ilişki içinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca, altının yerel olarak işlenip işlenmediği veya doğrudan ithal edilip edilmediği de araştırılıyor.
Tayland hükümeti, buluntuların Bangkok'taki Ulusal Müze'de sergileneceğini duyurdu. Bu keşif, Güneydoğu Asya arkeolojisinde önemli bir boşluğu doldururken, bölgenin antik dönemdeki kültürel ve ekonomik bağlantılarına dair yeni soruları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, yüzüklerin ait olduğu dönemin sosyal yapısı ve inanç sistemleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için çalışmaların süreceğini belirtiyor.