Tarım ve Orman, Ticaret, Hazine ve Maliye ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının ortaklaşa yürüttüğü çalışma sonucunda hazırlanan yeni Hal Yasası taslağı, üretici ile tüketici arasındaki aracı zincirini kırmayı hedefliyor. Taslak kapsamında 81 ilde kooperatif birliği sayısının iki katına çıkarılması ve üreticinin pazara doğrudan ulaşmasının sağlanması öngörülüyor. Böylece tarladan sofraya uzanan süreçte fiyat farklarının azaltılması ve yerli üretimin desteklenmesi amaçlanıyor.
Koordinatif Modelle Aracılar Devre Dışı Kalacak
Hal Yasası taslağının en dikkat çekici unsuru, mevcut hal sisteminde faaliyet gösteren komisyoncuların yerini kooperatiflerin alması. Edinilen bilgilere göre, her ilde kurulacak kooperatif birlikleri, üreticiden aldıkları ürünleri doğrudan marketlere, pazar tezgahlarına ve toplu tüketim noktalarına ulaştırabilecek. Bu modelle birlikte ürünlerin el değiştirme sayısı azalacak, hem üreticinin kazancı artacak hem de tüketici fiyatlarındaki suni dalgalanmaların önüne geçilecek.
Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, kooperatifleşmenin yaygınlaştırılmasıyla birlikte küçük ölçekli üreticilerin de pazarda söz sahibi olacağını belirtiyor. Halihazırda Türkiye genelinde yaklaşık 7 bin tarımsal kalkınma kooperatifi bulunuyor. Taslakla birlikte bu sayının iki katına çıkarılması ve kooperatiflerin hal yasası kapsamında daha etkin rol alması planlanıyor. Kooperatif birliklerine, ürün toplama, depolama ve dağıtım aşamalarında vergi indirimi ve düşük faizli kredi gibi teşvikler sağlanması da gündemde.
İthal Ürüne Karşı Yerli Üretim Teşviki
Taslağın bir diğer ayağını ise market raflarında ithal ürünlere karşı yerli ürünlere öncelik verilmesi oluşturuyor. Yeni düzenlemeyle birlikte marketlerde yerli ürünlerin görünürlüğünün artırılması, ithal ürünlerin ise belirli kriterlere tabi tutulması hedefleniyor. Özellikle meyve-sebze reyonlarında yerli üreticiden temin edilen ürünlerin ayrı bir etiketle işaretlenmesi ve fiyat avantajı sağlanması planlanıyor. Bu adımın, hem yerel çiftçinin rekabet gücünü artırması hem de tüketicinin daha taze ve uygun fiyatlı ürüne erişimini kolaylaştırması bekleniyor.
Sektör temsilcileri, ithal ürünlerin özellikle sebze-meyve fiyatlarında baskı oluşturduğunu ve yerli üreticinin zarar gördüğünü sık sık dile getiriyordu. Yeni düzenleme ile ithal ürünlerin girişinde kalite ve güvenlik standartlarının sıkılaştırılması, aynı zamanda yerli üretimin desteklenmesi için fon ayrılması öngörülüyor. Bu kapsamda çiftçilere yönelik girdi maliyetlerini düşürücü desteklerin de artırılacağı ifade ediliyor.
Üretici ve Tüketici Arasındaki Makas Kapanacak
Hal fiyatları ile market raf fiyatları arasındaki uçurum, uzun süredir kamuoyunun gündeminde. Üreticiden çıkan bir ürünün tüketiciye ulaşana kadar geçirdiği aşamalarda fiyatının kat kat artması, hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ediyor. Yeni modelle birlikte aracı sayısının azalması, bu farkın önemli ölçüde kapanmasını sağlayacak. Kooperatifler aracılığıyla yapılan satışlarda üreticinin eline geçen payın artması, tüketicinin ise daha uygun fiyata ürün alması hedefleniyor.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, hal fiyatları ile market fiyatları arasındaki fark bazı ürünlerde yüzde 300'e kadar çıkabiliyor. Taslağın hayata geçmesiyle bu farkın yüzde 50'nin altına düşürülmesi amaçlanıyor. Ayrıca, kooperatiflerin doğrudan satış yapabilmesi için dijital platformların kurulması ve üretici pazarlarının yaygınlaştırılması da planlar arasında.
Yasal Süreç ve Beklentiler
Hal Yasası taslağının önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması bekleniyor. Dört bakanlığın ortak çalışmasıyla hazırlanan taslak, sektör paydaşlarının görüşüne açılacak. Kooperatiflerin güçlendirilmesi ve aracıların devre dışı bırakılması, beraberinde denetim mekanizmalarının da güçlendirilmesini gerektiriyor. Uzmanlar, kooperatiflerin etkin yönetimi ve şeffaf fiyatlandırma için bağımsız denetimlerin şart olduğunu vurguluyor.
Öte yandan, mevcut hal esnafı ve komisyoncuların yeni düzene adaptasyonu için geçiş süreci öngörülüyor. Bazı komisyoncuların kooperatiflere dönüşmesi veya lojistik hizmet sağlayıcı olarak faaliyet göstermesi teşvik edilecek. Bu dönüşümün istihdam kaybına yol açmaması için eğitim ve destek programları planlanıyor.
Türkiye'de tarımsal üretimin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı yüzde 6 civarında. Ancak aracı zincirinin uzunluğu, üreticinin hak ettiği geliri elde edememesine ve tarımsal verimliliğin düşmesine neden oluyor. Yeni Hal Yasası'nın, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik bir adım olduğu değerlendiriliyor. Başarılı bir uygulama, kırsal kalkınmaya da ivme kazandırabilir.
Sonuç olarak, tarladan sofraya uzanan zincirde aracıların azaltılması ve kooperatifleşmenin artırılması, hem üreticinin hem de tüketicinin kazanacağı bir model olarak öne çıkıyor. Ancak düzenlemenin etkinliği, uygulama aşamasındaki denetim ve koordinasyona bağlı. Önümüzdeki dönemde Meclis'te ele alınacak tasarının, Türkiye tarımına yön verecek önemli bir reform olma potansiyeli taşıyor.