Tariria Kültür Sanat ve Gastronomi Merkezi, 10 Ekim – 14 Kasım 2026 tarihleri arasında “Bize Musallat Olan” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, adını duyduğunuz anda zihninizde yer eden, iç sıkıntılı, tanıdık ve kaçınılmaz bir duygu uyandıran bir deneyim sunuyor. Küratörlüğünü üstlenen isimlerin henüz açıklanmadığı etkinlik, sanatseverleri bilinçaltının karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
İçimizde Taşıdığımız Gölgeler: Sanatla Yüzleşme
“Bize Musallat Olan” sergisi, bireyin kendi içinde bastırdığı, görmezden geldiği ya da kabullenmekte zorlandığı duyguları, düşünceleri ve anıları sanat aracılığıyla görünür kılmayı amaçlıyor. Sergi, ziyaretçilere “içimizde taşıdığımız gölgeler” metaforu üzerinden, kişisel ve toplumsal hafızada yer eden travmalar, korkular ve arzularla yüzleşme fırsatı sunuyor. Sanatçıların farklı disiplinlerden eserleriyle katıldığı sergide, resim, heykel, video art ve yerleştirme gibi çeşitli mecralar bir araya geliyor. Eserler, izleyiciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif bir katılımcı haline getirmeyi hedefliyor.
Serginin adı, günlük dilde sıkça kullandığımız “musallat olmak” deyiminden ilham alıyor. Bu deyim, istenmeyen, rahatsız edici ve bir türlü kurtulamadığımız bir varlığın veya düşüncenin peşimizi bırakmaması anlamına gelir. Sergi, bu metaforu kişisel ve kolektif bilinçdışına taşıyarak, bireylerin ve toplumların geçmişten getirdiği yüklerle nasıl baş ettiğini sorguluyor. Ziyaretçiler, sergi alanında dolaşırken kendi “musallat”larını hatırlama ve onlarla yüzleşme cesareti gösterme daveti alıyor.
Mekân ve Zaman: Tariria'nın Dönüştürücü Atmosferi
Tariria Kültür Sanat ve Gastronomi Merkezi, sadece bir sergi mekânı olmanın ötesinde, sanat ve gastronomiyi bir araya getiren çok disiplinli bir yapı olarak biliniyor. Sergi, bu atmosferin içinde, sanatın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü gastronomiyle harmanlayarak ziyaretçilere bütünsel bir deneyim vaat ediyor. Etkinlik takviminde, sergi süresince panel, söyleşi ve atölye çalışmalarının da yer alacağı belirtiliyor. Ancak bu etkinliklerin detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
Serginin 10 Ekim – 14 Kasım 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olacağı duyuruldu. Bu tarihler, sonbaharın içsel muhasebe ve kabullenme mevsimi olarak görülmesiyle de örtüşüyor. Sergi, sanatseverlerin yanı sıra psikoloji, sosyoloji ve felsefe alanlarından ilgililer için de zengin bir içerik sunmayı hedefliyor.
Siyasi ve Toplumsal Bağlam: Gölgelerin Politikası
Her ne kadar bir sanat etkinliği olarak öne çıksa da “Bize Musallat Olan” sergisinin alt metni, siyasi ve toplumsal çağrışımları da beraberinde getiriyor. “İçimizde taşıdığımız gölgeler” ifadesi, bireysel olduğu kadar kolektif bir bilinçdışına da işaret ediyor. Toplumların geçmişte yaşadığı travmalar, bastırılmış tarihler, resmi anlatılardan dışlanmış olaylar, birer gölge gibi peşimizden gelir. Sergi, bu gölgeleri sanat yoluyla görünür kılarak, bir tür toplumsal terapi işlevi görüyor. Son yıllarda Türkiye’de sanatın politik işlevi sıkça tartışılırken, bu tür sergilerin apolitik görünen ama aslında derin siyasi okumalara açık yapısı dikkat çekiyor. Özellikle “musallat” kavramı, iktidar ilişkileri, baskı mekanizmaları ve direniş pratikleri açısından da yorumlanabilir.
Serginin küratör ve sanatçı kadrosunun henüz açıklanmamış olması, etkinliğin bağımsız sanatçılara mı yoksa kurumsal bir çerçeveye mi dayandığına dair soru işaretleri yaratıyor. Ancak Tariria’nın daha önceki etkinliklerinde disiplinlerarası ve deneysel yaklaşımlara yer vermesi, serginin de benzer bir çizgide olacağını gösteriyor.
Sanat eleştirmenleri, serginin adının bile başlı başına bir metin olduğunu, izleyiciyi düşünmeye sevk ettiğini belirtiyor. “Bize Musallat Olan” ifadesi, hem kişisel hem de toplumsal düzlemde bir “öteki” nosyonunu çağrıştırıyor. Kimin veya neyin bize musallat olduğu sorusu, aslında kim olduğumuz ve neyi bastırdığımız sorusuyla iç içe geçiyor. Sergi, bu soruları sanatın diliyle sorarak, izleyiciyi kendi cevaplarını aramaya davet ediyor.
Sanatın İyileştirici Gücü ve Gelecek Perspektifi
Günümüzde sanat, sadece estetik bir deneyim değil, aynı zamanda bireysel ve toplumsal ruh sağlığı için bir araç olarak görülüyor. “Bize Musallat Olan” sergisi de bu perspektiften bakıldığında, izleyicilere kendi iç dünyalarıyla yüzleşme ve kabullenme fırsatı sunuyor. Sergi, belki de bize en çok musallat olan şeyin, kaçtığımız duygularımız olduğunu hatırlatıyor. 10 Ekim’de kapılarını açacak olan etkinlik, 14 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek. Sanatseverler, bu deneyimi kaçırmamak için takvimlerini şimdiden ayarlayabilir.