Tepebaşı Belediyesi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ve 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlediği panelde, kadın üreticilerin tarımdaki kritik rolünü ve gıda güvenliğine katkısını masaya yatırdı. Panelde çarpıcı bir veri paylaşıldı: Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kadın çiftçi bulunmasına rağmen, bunların yalnızca 300 bini Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı. Bu durum, kadınların tarımsal üretimdeki yoğun emeğine karşın resmi kayıtlarda büyük ölçüde görünmez kaldığını ortaya koyuyor.
Kadın Çiftçilerin Görünmeyen Emeği
Tepebaşı Belediyesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen panel, tarımda toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konularına odaklandı. Etkinlikte konuşan uzmanlar, kadınların tarımsal üretimin her aşamasında aktif olarak yer almasına rağmen, toprak sahipliği, tarımsal desteklemeler ve sosyal güvenlik gibi haklardan yeterince yararlanamadığını vurguladı. Kadın çiftçilerin büyük bölümünün aile işletmelerinde ücretsiz aile işçisi olarak çalıştığı, bu nedenle kayıt altına alınmadığı belirtildi. ÇKS'ye kayıtlı kadın çiftçi sayısının düşüklüğü, tarımsal destek ve hibelerden kadınların hak ettiği ölçüde faydalanamamasına yol açıyor.
Panelde ayrıca kadın çiftçilerin gıda güvenliğine yaptığı katkı ele alındı. Kadınların özellikle küçük ölçekli üretimde, yerel tohumların korunmasında ve gıda işleme süreçlerinde kilit rol oynadığı, ancak bu katkının ekonomik ve sosyal politikalarında yeterince tanınmadığı ifade edildi. Katılımcılar, kadın çiftçilerin karşılaştığı yapısal engellerin aşılması için eğitim, finansmana erişim ve kooperatifleşme gibi alanlarda desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Çözüm Önerileri ve Beklentiler
Panelin sonunda, kadın çiftçilerin ÇKS'ye kaydının teşvik edilmesi, tarımsal destek programlarında pozitif ayrımcılık yapılması ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi gibi öneriler sunuldu. Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, yerel yönetimler olarak kadın üreticilere yönelik eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarına devam edeceklerini bildirdi. Etkinlik, kadın çiftçilerin sorunlarına dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen çeşitli faaliyetlerle sona erdi.
Türkiye'de tarım sektöründe kadınların işgücüne katılımı yüksek olmasına karşın, kayıtlılık oranlarının düşüklüğü uzun süredir tartışılan bir konu. Uzmanlar, kadın çiftçilerin kayıt altına alınmasının sadece bireysel haklar açısından değil, aynı zamanda tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve kırsal kalkınma açısından da kritik olduğunu belirtiyor. Bu tür etkinlikler, sorunun görünürlüğünü artırarak politika yapıcılar üzerinde baskı oluşturmayı hedefliyor.