Depremden önce 1.200 metrekarelik tapulu arazisindeki müstakil evinde yaşayan Aysel Ertuğrul, bugün aynı arazide yükselen apartmanlara uzaktan bakıyor. Üç buçuk yıldır 21 metrekarelik konteynerde yaşayan depremzede kadın, “Devlet tapulu toprağımı elimden aldı. Şimdi kendi arazıma gittiğimde bekçiler beni içeri sokmuyor” diyor.
Tapusu elindeyken arazisi 'rezerv' ilan edildi
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay'ın Antakya ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Aysel Ertuğrul'un arazisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 'rezerv yapı alanı' ilan edildi. Ertuğrul'un tapusu hâlâ elinde olmasına rağmen, arazisine kamu yararı gerekçesiyle el konuldu. Kadının evi yıkıldı, yerine TOKİ aracılığıyla yeni konutlar yapıldı. Ancak Ertuğrul'a bu yeni konutlardan birinin verilmesi için henüz bir adım atılmadı.
Ertuğrul, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlatıyor: “Benim tapum var, ama ellerinden aldılar. Dediler ki 'burası rezerv alan, devlet burayı kullanacak'. Bana bir ev vereceklerini söylediler, ama üç buçuk yıldır bekliyorum. Konteynerde yaşamak çok zor. Kışın soğuk, yazın sıcak. Bir de sağlık sorunlarım var, tuvalete bile zor gidiyorum. Kimse benim sesimi duymuyor.”
Hukuk mücadelesi sürüyor
Aysel Ertuğrul, avukatı aracılığıyla idare mahkemesine başvurdu. Dava sürecinde arazisinin rezerv alan ilan edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Avukatı Zehra Yılmaz, “Müvekkilimin tapusu ortadayken arazisinin rezerv alan ilan edilmesi, mülkiyet hakkının ihlalidir. Devlet, özel mülkiyete el koyarken ancak kamulaştırma yapabilir ve bedelini ödemek zorundadır. Burada ne bir kamulaştırma kararı var ne de bir bedel ödenmiş. Bu durum Anayasa'ya aykırıdır” dedi.
Yılmaz, davanın devam ettiğini ve kararın yakında çıkmasını beklediklerini belirtti. “Müvekkilimizin talebi, ya arazisinin iadesi ya da hakkaniyete uygun bir evin tahsis edilmesidir. Bu süreçte mağduriyetinin giderilmesi için acil bir çözüm bekliyoruz” diye ekledi.
Deprem bölgesinde konut sorunu sürüyor
Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen, bölgede konut sorunu hâlâ tam anlamıyla çözülmedi. TOKİ tarafından yapılan yeni konutların bir kısmı hak sahiplerine teslim edilirken, Aysel Ertuğrul gibi bazı vatandaşlar hâlâ konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Depremzedelerin dernekleri, rezerv alan ilan edilen bölgelerde yaşayanların mağduriyetinin giderilmesi için hükümete çağrıda bulunuyor.
Depremzede Hakları Derneği Başkanı Mehmet Arslan, “Devletin deprem bölgesinde yaptığı çalışmaları takdir ediyoruz, ancak tapulu arazileri rezerv alan ilan edilerek el değiştiren insanlar var. Bu insanların hakları korunmalı, ya arazileri iade edilmeli ya da adil bir şekilde yeni konut tahsis edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar uyarıyor: Mülkiyet hakkı ihlali
İnşaat mühendisi ve şehir plancısı Dr. Ayşe Demir, rezerv alan uygulamalarının hukuki çerçevesine dikkat çekiyor: “Rezerv yapı alanları, afet riski altındaki alanlarda yapılaşmanın önlenmesi için ilan edilebilir. Ancak bu durumda mülk sahiplerinin hakları gözetilmeli. Eğer bir kamu projesi varsa, öncelikle kamulaştırma yapılmalı ve bedel ödenmelidir. Aksi takdirde mülkiyet hakkı keyfi olarak kısıtlanmış olur.”
Demir, benzer durumdaki vatandaşların hukuki süreç başlatmaları gerektiğini belirterek, “Bu tür mağduriyetler genellikle bireysel olduğunda göz ardı ediliyor. Ancak toplu davalar açılarak hak arama mücadelesi güçlendirilmelidir” dedi.
Aysel Ertuğrul'un hikâyesi, deprem sonrası yeniden inşa sürecinde 'adalet' kavramının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kadının tek istediği, üç buçuk yıldır konteynerde yaşamak zorunda kalmamak. “Ben toprağıma sahip çıktım, devlet de bana sahip çıksın” diyor Ertuğrul. Bu çağrının yetkililerde karşılık bulması, depremzedelerin devlete olan güvenini tazeleyecektir.