Osmanlı astronomisinin ve matematiğinin önemli isimlerinden Takiyyüddîn Râsıd, doğumunun 500. yılında Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen "Gökküre" sergisiyle anılıyor. Serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin son 24 yılda bilim ve teknoloji alanında özgün kimliğini yeniden kazandığını vurguladı. Sergi, Osmanlı dönemi bilimsel aletleri, haritalar ve el yazmalarından oluşan 100'ün üzerinde eseri sanatseverlerle buluşturuyor.
Takiyyüddîn'in bilimsel mirası
Takiyyüddîn Râsıd, 16. yüzyılda İstanbul'da kurduğu rasathane ile tanınan bir astronom ve matematikçidir. Batı'da Tycho Brahe ile aynı dönemde yaşayan Takiyyüddîn, gök cisimlerinin hareketlerini incelemek için geliştirdiği aletlerle dönemin en hassas gözlemlerini yapmıştır. Mekanik saat, usturlap ve küre modelleri üzerine yaptığı çalışmalar, Osmanlı biliminin dünyadaki yerini göstermektedir. Sergide bu aletlerin modern replikaları ve orijinal minyatürler yer alıyor.
Rami Kütüphanesi'ndeki sergi detayları
"Gökküre" sergisi, 15 Nisan 2025'e kadar açık kalacak. Ziyaretçiler, Takiyyüddîn'in kullandığı astronomi aletlerinin yanı sıra, II. Bayezid döneminden III. Ahmed'e kadar birçok padişah dönemine ait bilimsel objeleri görebilecek. Ayrıca sergi kapsamında atölye çalışmaları, söyleşiler ve gökyüzü gözlem etkinlikleri düzenlenecek.
Türkiye'nin bilim ve teknoloji hamlesi
Bakan Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada, "Türkiye son çeyrek yüzyılda yerli ve milli teknoloji hamleleriyle kendi öz kaynaklarına dönmüştür. Bu sergi, geçmişteki bilimsel birikimimizi bugünün teknolojisiyle harmanlama fırsatı sunuyor" ifadelerini kullandı. Ersoy, serginin özellikle genç nesillerde bilim merakı uyandırmasını amaçladıklarını belirtti.
Takiyyüddîn Râsıd'ın çalışmaları, yalnızca Osmanlı değil dünya bilim tarihi için de önemli bir yere sahiptir. İstanbul Rasathanesi'nde yaptığı gözlemler, trigonometrik cetveller ve saat teknolojisi alanındaki katkıları, modern bilimin temellerine ışık tutmuştur. Sergi, bu zengin mirası keşfetmek isteyen herkesi Rami Kütüphanesi'ne davet ediyor.
Sonuç olarak, "Gökküre" sergisi, geçmişle gelecek arasında bir köprü kurarken, bilim tarihinin unutulmaması gerektiğini hatırlatıyor. Takiyyüddîn gibi dehaların izini sürmek, bugünün bilim insanlarına ilham veriyor.