Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde, tarihi Yusuf Ziya Paşa (Tağar) Köprüsü'nün hemen yanında inşa edilen Çemişgezek Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesi için yeniden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Proje, daha önce Danıştay tarafından ÇED kararının iptal edilmesiyle gündeme gelmişti. Şimdi şirket, yeni bir ÇED başvurusu yaparak süreci sıfırdan başlatmış durumda.
HES projesi ve hukuki süreç
Çemişgezek Regülatörü ve HES projesi, Munzur Çayı üzerinde, tarihi Tağar Köprüsü'nün hemen yanında yer alıyor. Proje kapsamında 7,5 metre yüksekliğinde bir regülatör ve 5,5 MW kurulu gücünde bir hidroelektrik santral inşa edilmesi planlanıyor. İlk olarak 2015 yılında ÇED olumlu kararı verilen proje, bölgedeki çevresel ve kültürel etkileri nedeniyle uzun süredir tartışılıyordu.
Doğa koruma dernekleri ve bölge halkı, HES'in tarihi köprüye ve Munzur Vadisi'nin ekolojik yapısına zarar vereceğini savunarak projeye karşı çıkmıştı. Tunceli 1. İdare Mahkemesi, 2019 yılında projenin ÇED olumlu kararını iptal etmiş, ancak Danıştay bu kararı bozmuştu. Ardından yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, ÇED raporundaki eksiklikler nedeniyle kararı tekrar iptal etmişti. Danıştay 6. Dairesi ise bu iptal kararını onaylamıştı.
Yeni ÇED süreci ve tepkiler
Şimdi ise proje sahibi şirket, mahkeme kararlarının ardından yeni bir ÇED başvurusu yaparak süreci yeniden başlatmış oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulan dosya, inceleme altına alındı. Bakanlık, proje için ÇED sürecinin başladığını duyurdu ve görüş bildirmek isteyenler için bir aylık süre tanındı.
Bölge halkı ve çevre örgütleri, yeni sürecin de aynı eksikliklerle dolu olduğunu ve projenin tarihi köprüye zarar vereceğini belirtiyor. Tunceli Barosu ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, ÇED raporunun bilimsel verilerden yoksun olduğunu ve halkın görüşlerinin dikkate alınmadığını ifade ediyor. Öte yandan şirket yetkilileri, projenin yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlayacağını ve çevresel etkilerin minimize edileceğini savunuyor.
Uzmanlar, HES projelerinin akarsu ekosistemleri üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Munzur Çayı'nın endemik türlere ev sahipliği yaptığı ve tarihi köprünün kültürel miras açısından önemli olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, projenin yapıldığı bölgenin heyelan riski taşıdığı ve regülatörün dere yatağını daraltarak taşkın riskini artırabileceği belirtiliyor.
Yeniden başlatılan ÇED süreci, bölgede yaşayanlar ve çevre savunucuları için yeni bir mücadele döneminin başlangıcı olarak görülüyor. Şimdi gözler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın vereceği karara çevrilmiş durumda. Süreç, hem enerji politikaları hem de çevre koruma açısından yakından takip ediliyor.