Suudi Arabistan, Yemen'deki İran destekli Husi militanlarına yönelik kapsamlı bir askeri saldırı hazırlığı içinde. Bölgesel ve Batılı yetkililerin Reuters'a aktardığı bilgilere göre Riyad yönetimi, Kızıldeniz'deki denizcilik rotasını güvence altına almak amacıyla bir dizi seçenek değerlendiriyor. Planlar arasında kıyı şeridi boyunca ilerleme ve çok cepheli bir saldırı stratejisi bulunuyor. Bu gelişme, Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarının küresel deniz ticaretini tehdit etmesi ve bölgesel gerilimi tırmandırması sonrasında geldi.
Kızıldeniz'de Artan Tehdit ve Askeri Hazırlık
Husiler, Kasım 2023'ten bu yana Kızıldeniz'de İsrail bağlantılı olduğunu iddia ettikleri gemilere yönelik saldırılar düzenliyor. Ancak son aylarda saldırıların kapsamı genişledi ve birçok ülkenin ticari gemisi hedef alındı. Bu durum, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sinin geçtiği Kızıldeniz rotasında ciddi kesintilere yol açtı. Suudi Arabistan, bu tehdidi kendi ulusal güvenliği ve ekonomik çıkarları için doğrudan bir risk olarak görüyor.
Reuters'a konuşan yetkililer, Suudi Arabistan'ın olası bir operasyon için askeri yığınak yaptığını ve çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığını belirtiyor. Değerlendirilen seçenekler arasında, Yemen'in batı kıyısı boyunca ilerleyerek Husi kontrolündeki liman kentlerini ele geçirmek ve böylece Kızıldeniz'e yönelik tehdidi kaynağında bertaraf etmek yer alıyor. Bir diğer seçenek ise çok cepheli bir saldırı düzenleyerek Husilerin askeri kapasitesini kırmak.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Suudi Arabistan'ın bu planı, bölgesel dengeleri derinden etkileyebilir. İran, Husileri destekleyerek Yemen'deki iç savaşta nüfuzunu artırmaya çalışıyor. Suudi Arabistan ise 2015'ten bu yana Husilere karşı koalisyon güçlerine liderlik ediyor ancak son yıllarda çatışmalar kısmen azalmış ve ateşkes görüşmeleri zaman zaman gündeme gelmişti. Bu yeni saldırı planı, çatışmaların yeniden alevlenebileceğinin işareti.
Batılı yetkililer, Suudi Arabistan'ın operasyonu için ABD ve diğer müttefiklerden istihbarat ve lojistik destek talep edebileceğini ancak henüz resmi bir talebin olmadığını ifade ediyor. ABD, Kızıldeniz'deki saldırılara karşı uluslararası bir deniz görev gücü oluşturmuş durumda. Ancak Husilerin karadaki varlığını kalıcı olarak sonlandırmak için kara operasyonu gerekebilir.
Uzmanlar, Suudi Arabistan'ın böyle bir operasyonunun büyük riskler taşıdığına dikkat çekiyor. Yemen'de yıllardır süren savaş, ülkeyi insani bir felakete sürüklemiş durumda. Yeni bir geniş çaplı saldırı, sivil kayıpları artırabilir ve bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirebilir. Ayrıca, Husilerin İran'dan aldığı destek ve yerel halk nezdindeki meşruiyeti, askeri bir çözümü zorlaştırıyor.
Olası Sonuçlar ve Diplomatik Çabalar
Suudi Arabistan'ın saldırı planı, aynı zamanda diplomatik bir mesaj niteliği taşıyor. Riyad, Husilere yönelik askeri baskıyı artırarak onları müzakere masasına çekmeyi hedefliyor olabilir. Ancak Husiler, geçmişte olduğu gibi askeri operasyonlara sert karşılık vereceğini açıklamış durumda. Örgüt, Suudi Arabistan'ın iç bölgelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yeniden başlatabilir.
Birleşmiş Milletler ve bölgesel aktörler, artan gerilimi endişeyle izliyor. BM, Yemen'de siyasi bir çözüm için çağrılarını yinelerken, Suudi Arabistan'ın askeri bir hamlesinin barış çabalarını sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, Kızıldeniz'deki deniz ticaretinin güvenliği, küresel ekonomi için kritik önemde. Uluslararası Denizcilik Örgütü, rotadaki risklerin devam etmesi halinde ticari gemilerin alternatif yollar kullanmaya devam edeceğini, bunun da maliyetleri artıracağını belirtiyor.
Suudi Arabistan'ın nihai kararını ne zaman vereceği belirsiz. Ancak bölgesel ve Batılı kaynaklar, hazırlıkların ileri bir aşamada olduğunu ve operasyonun birkaç ay içinde başlayabileceğini öne sürüyor. Bu gelişme, Yemen savaşında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir ve Kızıldeniz'deki güç mücadelesini daha da karmaşık hale getirebilir.