Dubai'den Tel Aviv'e giden Flydubai uçağının Suudi Arabistan'a acil iniş yapmasına ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. Uçakta bulunan Ummanlı yardımcı pilotun da yer aldığı mürettebat listesinin, uçuştan iki gün önce İsrail makamlarına iletildiği öne sürüldü. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, listeye erken erişim iddiası, uçağın kasten düşürülmek istendiği yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Flydubai uçağı, 14 Şubat 2025'te Dubai-Tel Aviv seferini yaparken Suudi Arabistan hava sahasında acil iniş yapmak zorunda kalmıştı.
İsrail Mürettebat Bilgilerini Önceden Almış
Edinilen bilgilere göre, söz konusu uçuşun mürettebat listesi, uçuş tarihinden tam iki gün önce İsrail makamlarına ulaştırıldı. Listede, uçuşta görevli pilot, yardımcı pilot ve kabin ekibi üyelerinin isimleri ile görev bilgileri yer alıyordu. Ummanlı yardımcı pilotun ismi de bu listede bulunuyor. İsrail makamlarının listeyi hangi amaçla talep ettiği veya nasıl elde ettiği henüz netleşmedi. Ancak iddiaya göre, bu erken erişim, uçağa yönelik olası bir saldırının planlanmasında kritik rol oynadı.
Uçak Suudi Arabistan'a Zorunlu İniş Yaptı
Flydubai'nin Dubai-Tel Aviv seferini yapan Boeing 737 tipi yolcu uçağı, 14 Şubat 2025'te Suudi Arabistan üzerinde seyir halindeyken teknik bir arıza veya güvenlik tehdidi nedeniyle acil iniş yapmak zorunda kaldı. Suudi yetkililerin verdiği izinle uçak, Cidde kentindeki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'na indi. Uçaktaki yolcular tahliye edilirken, mürettebat gözaltına alınmadı ancak ifadelerine başvuruldu. Olayın ardından İsrail ve Suudi Arabistan arasında diplomatik bir kriz yaşandığı iddia edildi. Flydubai yetkilileri ise olayla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı.
Saldırı İddiası ve Soruşturma
Uçağın kasten düşürülmek istendiği iddiası, ilk olarak bir Orta Doğu istihbarat kaynağı tarafından ortaya atıldı. Kaynağa göre, uçağın rotası üzerinde biri İsrail, diğeri Suudi Arabistan çıkışlı iki ayrı saldırı girişimi tespit edildi. Ancak uçağın zamanında rotasını değiştirmesi ve Suudi hava sahasına girmesiyle saldırılar başarısız oldu. İsrail makamlarının mürettebat listesini önceden alması, bu saldırı iddialarını destekleyen önemli bir delil olarak gösteriliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. İsrail Başbakanlık Ofisi ise iddiaları "asılsız" olarak nitelendirdi.
Diplomatik Gerilim ve Bölgesel Yansımalar
Olay, İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Suudi Arabistan'ın, İsrail ile ilişkileri normalleştirme konusunda isteksiz olduğu biliniyor. Uçağın Suudi topraklarına acil iniş yapması ve ardından mürettebat listesinin İsrail'e sızdırılması iddiası, iki ülke arasında güven bunalımına yol açabilir. Ayrıca Ummanlı yardımcı pilotun varlığı, olaya bölgesel bir boyut kazandırıyor. Umman, İsrail ile diplomatik ilişkileri olan ancak Filistin meselesinde hassas bir denge gözeten bir ülke. Bu olayın, Umman'ın arabuluculuk rolünü zedeleme potansiyeli bulunuyor.
Uçuş Güvenliği ve İstihbarat Paylaşımı Tartışması
Mürettebat listelerinin uçuş öncesinde üçüncü ülkelerle paylaşılması, uluslararası havacılık güvenliği açısından ciddi bir ihlal olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, böyle bir bilgi sızıntısı, uçağın sabotaja uğrama riskini artırıyor. Flydubai, mürettebat bilgilerini hangi ülkelerle paylaştığını açıklamadı. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), konuyla ilgili inceleme başlatıldığını doğruladı. Öte yandan, İsrail'in mürettebat listesine nasıl eriştiği sorusu yanıtsız kaldı. İsrail istihbaratının, BAE merkezli havayolu şirketlerine sızma girişimleri olduğu biliniyor. Bu olay, istihbarat paylaşımının ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın ardından bölgedeki tansiyon yükselirken, uluslararası kamuoyu Suudi Arabistan ve İsrail'den açıklama bekliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, taraflara itidal çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler ise olayın bağımsız bir komisyon tarafından araştırılması gerektiğini bildirdi. Flydubai uçağının acil inişiyle başlayan süreç, şimdi mürettebat listesinin sızmasıyla yeni bir boyut kazandı. İsrail'in listeyi iki gün önce alması, akıllara "Uçak neden düşürülmedi?" sorusunu getiriyor. Bu durum, saldırının planlandığı ancak son anda iptal edildiği ya da başka bir hedefe yönlendirildiği ihtimalini güçlendiriyor. Bölgesel istikrar açısından endişe verici olan bu gelişme, İsrail'in Körfez ülkeleriyle yürüttüğü gizli görüşmelere de darbe vurabilir. Suudi Arabistan'ın, İsrail ile ilişkileri normalleştirme karşılığında ABD'den güvenlik garantileri ve sivil nükleer teknoloji talepleri olduğu biliniyor. Ancak bu olay, Riyad'ın İsrail'e olan güvenini sarsabilir. Önümüzdeki günlerde konuyla ilgili daha fazla detayın ortaya çıkması bekleniyor.