Suriye'nin Humus kentinde yaşayan Abdullah Mustafa Halid Ulvan, devrik Baas rejiminin baskıcı politikalarından korumak amacıyla evinin duvarını örerek arkasına binden fazla kitap sakladı. Yıllar süren sürgünün ardından kentine dönen Ulvan, gizlediği kütüphanesine yeniden kavuştu. Bu olay, Suriye'de rejim muhaliflerinin kültürel miraslarını nasıl korumaya çalıştığının çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.
Kitapları Duvar Arkasına Sakladı
Ulvan, Baas rejiminin özellikle muhalif aydınlara yönelik ağır baskıları nedeniyle, sahip olduğu binin üzerinde kitabı güvenli bir yere taşıyamadı. Çözüm olarak evinin bir odasında ikinci bir duvar ördü ve kitaplarını bu duvarın arkasında sakladı. Yıllar boyunca bu gizli kütüphane, rejim güçlerinin aramalarından uzak kaldı. Ulvan, böylece hem kendi entelektüel birikimini hem de Suriye'nin kültürel çeşitliliğini yansıtan eserleri korumuş oldu.
Suriye'de iç savaş öncesinde ve sırasında, rejim karşıtı olduğu düşünülen yazarların kitapları sıklıkla toplatılır, yasaklanır veya imha edilirdi. Ulvan'ın sakladığı koleksiyonun içinde edebiyat, tarih, felsefe ve siyaset gibi alanlarda nadir eserler bulunuyor. Bu kitaplar, sadece kişisel bir hazine değil, aynı zamanda Suriye'nin yakın tarihine tanıklık eden belgeler niteliğinde.
Sürgün Yılları ve Dönüş
Rejimin baskıları sonucu Abdullah Mustafa Halid Ulvan, uzun yıllar boyunca ülkesinden ayrı kalmak zorunda kaldı. Sürgünde geçen bu dönemde kitaplarına olan özlemi hiç dinmedi. Ancak 2024 yılının sonlarında Baas rejiminin devrilmesiyle Suriye'de yeni bir dönem başladı. Esad rejiminin çöküşünün ardından Humus'a dönen Ulvan, evine giderek duvarı yıktı ve kitaplarını buldu. O an, yılların acısını ve özlemini unutturan bir zafer anıydı.
Ulvan'ın kütüphanesine kavuşması, Suriye genelinde bir sembol haline geldi. Birçok Suriyeli, rejim döneminde benzer şekillerde kitaplarını, sanat eserlerini veya diğer değerli eşyalarını saklamak zorunda kalmıştı. Bu hikâye, sadece bir bireyin değil, bir halkın kültürel direnişinin simgesi olarak görülüyor.
Kültürel Mirasın Korunması
Suriye'de on yılı aşkın süren iç savaş ve rejim baskısı, ülkenin kültürel mirasına da büyük zarar verdi. Birçok kütüphane, müze ve tarihi eser yağmalandı, bombalandı veya kasıtlı olarak tahrip edildi. Ulvan gibi bireylerin çabaları, bu yıkımın bir kısmını telafi etti. Uzmanlar, savaş sonrası dönemde kültürel restorasyonun önemine dikkat çekiyor.
Humus, Suriye'nin en eski şehirlerinden biri olup, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Şehir, iç savaş sırasında büyük yıkıma uğradı. Ulvan'ın hikâyesi, Humus'un yeniden ayağa kalkma sürecinde bir umut ışığı olarak değerlendiriliyor. Yerel yetkililer, kültürel mirasın korunması için çeşitli projeler başlatmış durumda.
Uluslararası Yansımalar
Suriye'deki rejim değişikliği, bölgesel ve uluslararası dengeleri de etkiledi. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde uzun süredir istikrar arayışında. Ulvan'ın hikâyesi, Türk kamuoyunda da geniş yankı buldu. Birçok kişi, bu tür bireysel direniş hikâyelerinin savaşın insani boyutunu gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Suriye'nin geleceği belirsizliğini korurken, kültürel ve entelektüel mirasın korunması, ülkenin yeniden inşası için kritik önem taşıyor. Ulvan'ın kütüphanesi, sadece kitaplardan oluşmuyor; aynı zamanda bir direnişin, bir kimliğin ve bir umudun temsili. Bu hikâye, Suriye halkının zorluklar karşısındaki dayanıklılığını ve kültürel zenginliğini gözler önüne seriyor.