Suriye'nin Dera iline bağlı Hayt köyünde yaşayan koleksiyoncu Beha Masry, yaklaşık 20 yıldır biriktirdiği binlerce tarihi eseri gönüllü olarak devlete teslim etti. Masry'nin bu örnek davranışı, ülkenin kültürel mirasının korunması açısından büyük takdir topladı. Uzun yıllar boyunca farklı bölgelerden topladığı eserleri titizlikle koruyan Masry, bu nadide parçaların gelecek nesillere ulaşması için yetkililere başvurdu.
Tarihi Eserlerin Teslim Süreci
Beha Masry, koleksiyonundaki eserleri Dera Arkeoloji Müdürlüğü yetkililerine teslim etti. Yapılan incelemelerde eserlerin büyük bir bölümünün Roma, Bizans ve İslam dönemlerine ait olduğu belirlendi. Arkeologlar, bu eserlerin bölgenin zengin tarihine ışık tuttuğunu ve müze envanterine kaydedilerek sergilenmesi için çalışma başlatıldığını açıkladı. Masry, eserleri devlete teslim ederken, "Bu eserler bizim kültürel kimliğimizin parçası. Onları korumak hepimizin görevi. Ben sadece üzerime düşeni yaptım" dedi.
Kültürel Mirasın Önemi
Uzmanlar, iç savaş nedeniyle büyük zarar gören Suriye'deki tarihi eserlerin korunmasının ülkenin yeniden inşası için kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bu tür gönüllü bağışların, kaçakçılığı önlemede ve kültürel mirası yaşatmada etkili olduğu vurgulanıyor. Dera Arkeoloji Müdürlüğü'nden bir yetkili, "Beha Masry'nin bu davranışı örnek teşkil etmelidir. Yıllardır evinde sakladığı eserleri hiçbir karşılık beklemeden teslim etmesi, toplumda farkındalık yaratacak" şeklinde konuştu.
Masry'nin koleksiyonunda:
- Roma dönemine ait seramikler ve sikkeler,
- Bizans döneminden kalma mozaik parçaları,
- İslam dönemine ait el yazması kitaplar ve metal objeler,
- Neolitik çağlara uzanan taş aletler yer alıyor.
Eserlerin sayısı ve çeşitliliği, uzmanları heyecanlandırdı. Dera Müzesi'nde özel bir bölüm açılması ve bu eserlerin sergilenmesi bekleniyor.
Bir Koleksiyonerin Anatomisi
Mütevazı bir yaşam süren Beha Masry, genç yaşlarından itibaren tarihe merak saldı. İlk olarak köy çevresinde bulduğu antik parçaları biriktirmeye başlayan Masry, zamanla bu hobiyi tutkuya dönüştürdü. İç savaşın başlamasıyla birlikte eserleri daha güvenli bir yerde saklama ihtiyacı duydu. Kendi imkanlarıyla koruma altına aldığı koleksiyona zarar gelmemesi için büyük çaba sarf etti. Komşuları, Masry'nin eserlere gözü gibi baktığını, hatta bazı geceler hırsızlık riskine karşı nöbet tuttuğunu anlatıyor.
Ülkenin istikrara kavuşma sinyalleri vermesi üzerine Masry, eserleri resmi kurumlara teslim etmeye karar verdi. Ona göre bu eserlerin tek başına muhafaza etmektense, milletin ortak hafızası olan müzelerde sergilenmesi daha doğruydu. Yetkililere güvenerek bu adımı atan Masry, kamuoyunda "tarihe saygı" örneği olarak gösteriliyor.
Tarihi Eser Kaçakçılığıyla Mücadele
Suriye, son yıllarda tarihi eser kaçakçılığıyla mücadelede zorlu bir süreçten geçiyor. Savaş kaosunda pek çok eser yurtdışına kaçırıldı veya karaborsada satıldı. Beha Masry'nin gönüllü teslimi, bu alanda umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Kültür Bakanlığı yetkilileri, vatandaşlara çağrıda bulunarak "Evlerinde veya arazilerinde tarihi eser bulunanların, bu eserleri müzeye veya arkeoloji müdürlüklerine bağışlamaları halinde yasal haklarının korunacağını" ifade etti. Ayrıca kaçakçılıkla mücadele ekiplerinin çalışmalarını yoğunlaştırdığı, sınırlardaki operasyonların artırıldığı bilgisi paylaşıldı.
Beha Masry dosyası, aslında bölgede yaşanan insan hikayelerinin bir özeti gibi. Yıkıntılar arasında kültürel kimliğini korumaya çalışan sıradan bir insanın çabası, gelecek nesillere miras bırakılan en değerli hazine olarak görülüyor. Tarih boyunca medeniyetlere beşiklik eden Suriye toprakları, bu tür fedakarlıklarla geleceğe taşınabilir.