Şam yönetimi, İsrail ordusunun Suriye'nin güneyindeki Kuneytra kırsalında yer alan Beit Jinn köyünde bir araca düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısını sert bir dille kınadı. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıda bir sivilin yaralandığı belirtilerek, bu eylemin ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğu vurgulandı. Açıklamada, söz konusu saldırının uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın bariz bir şekilde çiğnenmesi anlamına geldiği ifade edildi.
Saldırının Detayları ve Bölgedeki Gerginlik
Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İsrail'e ait bir İHA, Beit Jinn köyünde seyir halindeki bir sivil aracı hedef aldı. Patlama sonucu araçta bulunan bir kişi yaralanırken, çevredeki evlerde de maddi hasar oluştu. Saldırının ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve güvenlik gücü sevk edildi. Suriye resmi haber ajansı SANA'ya konuşan yerel yetkililer, saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bu tür eylemlerin bölgedeki gerilimi artırmaktan başka bir işe yaramadığını dile getirdi. İsrail ordusu ise saldırıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail'in, İran destekli grupların Suriye'deki varlığına yönelik son yıllarda sık sık hava saldırıları düzenlediği biliniyor. Bu saldırılar çoğunlukla Şam Havalimanı, Homs ve Kuneytra gibi bölgelerdeki askeri noktaları hedef alıyor.
Suriye'nin Uluslararası Tepkisi ve Hukuki Değerlendirmeler
Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in bu tür saldırılarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, "Bu saldırı, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir ihlaldir. İsrail'in bu tür eylemleri, bölgesel barış ve güvenliği tehdit etmektedir" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, uluslararası toplumun bu saldırılara karşı sessiz kalmasının, işgalci İsrail'in daha da cesaretlenmesine yol açtığı vurgulandı. Şam yönetimi, konuyu Birleşmiş Milletler'e taşıyacağını ve gerekli hukuki girişimlerde bulunacağını duyurdu. Bölgedeki gözlemciler, bu saldırının, İsrail ile Suriye arasında uzun süredir devam eden gerginliğin yeni bir halkası olduğunu belirtiyor. Özellikle 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'deki operasyonları ve İran'la yaşanan gerilimler, Suriye'deki çatışma ortamını daha da karmaşık hale getirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik son iki hafta içinde düzenlediği saldırılarda en az 10 kişi öldü.
Bölgesel Etkiler ve Uluslararası Toplumun Rolü
Bu son saldırı, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin de dahil olduğu karmaşık bir güç mücadelesinin yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. İsrail'in Suriye'deki hava operasyonları, sadece İran'ın askeri varlığını hedef almakla kalmıyor, aynı zamanda Suriye hükümetinin kontrolündeki bölgelerde de zaman zaman sivil kayıplara yol açıyor. Uluslararası toplumun bu saldırılara karşı ortak bir tutum sergileyememesi, Şam yönetiminin tepkisini artırıyor. Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığı ve İran'ın bölgedeki nüfuzu, İsrail'in operasyonlarını sınırlandıran faktörler arasında yer alıyor. Ancak İsrail, kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda hareket etmeye devam ediyor. Suriye'deki bu gerginlik, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve İsrail-İran rekabeti gibi daha geniş jeopolitik meselelerle de bağlantılı. Öte yandan, Birleşmiş Milletler'in bölgedeki gözlemci misyonu, taraflar arasında diyalog çağrısında bulunuyor. Ancak taraflar arasındaki güven eksikliği, kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor.