İsrail'in Suriye'deki askeri hedeflere yönelik saldırıları sürerken, Suriye ordusunun Türk doktrini doğrultusunda yeniden yapılandığı bildirildi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Necmettin Mutlu, TVNET canlı yayınında, Suriye'deki gelişmeleri ve Türkiye ile Suriye arasındaki askeri iş birliğinin geldiği noktayı değerlendirdi. Mutlu, İsrail'in düzenlediği hava saldırılarının bu eğitim sürecini durduramayacağını belirtti.
Ebu Zuhur Havaalanı'na Dört Saldırı
Terör devleti olarak nitelendirilen İsrail, Suriye'de bulunan Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na dört ayrı hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda can kaybı ve hasarın boyutuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki gerilim tırmanıyor. Dr. Necmettin Mutlu, bu saldırıların Suriye'nin savunma kapasitesini zayıflatmaya yönelik olduğunu, ancak Türkiye ile yürütülen iş birliğinin bu hedefi boşa çıkaracağını ifade etti.
Türkiye-Suriye Askeri İş Birliği Derinleşiyor
Son dönemde Türkiye ile Suriye arasındaki askeri ilişkilerde gözle görülür bir ivme yaşanıyor. İki ülke arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Suriye ordusunun eğitimi ve modernizasyonu için Türk askeri danışmanlar bölgede görev alıyor. Türk doktrini, Suriye ordusunun operasyonel kapasitesini artırmayı ve saha koşullarına uyum sağlamasını hedefliyor.
Eğitim Programları ve Ortak Tatbikatlar
Eğitim programları kapsamında, Suriye'deki askeri birlikler için özel kurslar düzenleniyor. Bu kurslarda; istihbarat, keşif, hava savunma sistemleri, insansız hava aracı kullanımı ve asimetrik savaş taktikleri gibi alanlarda eğitimler veriliyor. Ayrıca, iki ülke arasında ortak tatbikatlar da planlanıyor. Bu tatbikatların, bölgesel tehditlere karşı ortak bir duruş sergilenmesi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
İsrail'in Ebu Zuhur'a yönelik saldırıları, bu iş birliğini hedef alır nitelikte. Ancak Dr. Mutlu, bu tür saldırıların Suriye ordusunun eğitim sürecini aksatmayacağını ve Türkiye'nin desteğinin süreceğini kaydetti. Mutlu, 'İsrail'in amacı Suriye'nin savunma gücünü zayıflatmak, ancak Türkiye ile yapılan iş birliği sayesinde Suriye ordusu bu saldırılara rağmen güçleniyor.' dedi.
Bölgesel Dengeler ve Uluslararası Tepkiler
İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırıları, bölgesel dengeleri de etkiliyor. Uluslararası toplumun büyük bir kısmı İsrail'in bu eylemlerini kınarken, ABD ve bazı Batılı ülkeler İsrail'in meşru müdafaa hakkını savunuyor. Bu durum, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimi artırıyor. Türkiye ise Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine verdiği desteği her platformda dile getiriyor.
Rusya'nın da dahil olduğu Astana süreci gibi diplomatik mekanizmalar, Suriye'de kalıcı istikrarı sağlamayı hedefliyor. Ancak İsrail'in saldırıları, bu süreçleri baltalama riski taşıyor. Türkiye'nin, Suriye ile iş birliğini derinleştirerek bölgedeki etkinliğini artırması, aynı zamanda İran'ın nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak da değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Türkiye'nin Suriye'ye yönelik askeri desteğinin, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda bölgedeki güç dengesini de etkileyeceği görüşünde. Özellikle İsrail'in İran'a yönelik olası bir askeri operasyonu senaryosunda, Suriye'nin hava sahasının kullanımı kritik bir faktör olabilir. Türkiye'nin bu konudaki tutumu, hem Suriye hem de bölge ülkeleri tarafından yakından takip ediliyor.
Dr. Necmettin Mutlu, değerlendirmesinin sonunda, Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının ve iş birliğinin, yalnızca Suriye'nin savunma kapasitesini artırmakla kalmayıp, aynı zamanda terörle mücadele ve göç sorunlarının çözümünde de önemli bir rol oynadığını hatırlattı. Mutlu, 'Türkiye, Suriye'nin yeniden inşası ve istikrarı için her türlü desteği vermeye devam edecektir.' diye konuştu.