Türkiye, Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent eksenindeki milyarlarca liralık vurgun iddialarıyla sarsıldı. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaraları devlet ve millet el ele verilerek sarılmaya çalışılırken, yardım kampanyalarıyla gündeme gelen Ahbap Derneği hakkında ortaya atılan 7 milyar liralık usulsüzlük iddiası, Yeşilçam filmlerini aratmayan bir skandalın fitilini ateşledi. İddialar, derneğin deprem bölgesindeki faaliyetleri ve bağışların kullanımına dair soru işaretlerini beraberinde getirirken, kamuoyunda Sülün Osman gibi tarihi dolandırıcılık vakalarını hatırlatan benzerlikler tartışılıyor.
Ahbap Derneği hakkındaki iddialar
Ahbap Derneği'nin deprem sonrası topladığı bağışların bir kısmının usulsüz kullanıldığına dair ihbarlar, MASAK ve içişleri Bakanlığı tarafından incelemeye alındı. İddialara göre, derneğin hesaplarında 7 milyar lirayı aşan bir tutarın izah edilemediği, bu paranın bir kısmının kişisel harcamalarda kullanıldığı iddia ediliyor. Haluk Levent, suçlamaları reddederken, “Tüm bağışlar şeffaf bir şekilde harcanmıştır” açıklamasını yaptı. Ancak ortaya çıkan belgeler, derneğin bazı harcamalarının deprem bölgesiyle ilgisi olmayan alanlara yapıldığını gösteriyor.
Sülün Osman ve Yeşilçam benzerliği
Türkiye’nin yakın tarihinde büyük dolandırıcılık olayları hafızalarda yer etmiş durumda. Bunların başında gelen Sülün Osman lakaplı dolandırıcı, 1990’larda insanları “paranızı katlayacağım” vaadiyle kandırarak milyarlarca lira vurgun yapmıştı. Sülün Osman’ın hikayesi, bir dönem Yeşilçam filmlerine de konu olmuş, “yorgan gitti kavga bitti” gibi deyimlerin doğmasına yol açmıştı. Şimdi ise Ahbap skandalı, benzer bir halk kandırmacasını akıllara getiriyor: Yardımseverliği suistimal eden bir yapılanma, depremzedelerin umutlarını sömürmüş olabilir mi?
Kamuoyunun tepkisi ve soruşturma
Skandalın ortaya çıkmasının ardından sosyal medyada geniş yankı uyandı. Birçok kullanıcı, Ahbap Derneği’ne bağış yaptıklarını ancak paranın nereye gittiğini bilmediklerini ifade ederken, “Depremzedelerin parasıyla lüks araç mı alındı?” soruları soruluyor. İçişleri Bakanlığı, dernek hakkında soruşturma başlatırken, MASAK da hesapları mercek altına aldı. Haluk Levent ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Kurumsal itibarımızı zedelemek isteyenler var. Biz her kuruşun hesabını verecek güçteyiz” dedi. Ancak şeffaflık konusunda yeterli bilgi verilmemesi, şüpheleri artırıyor.
Ahbap skandalı, yardım derneklerinin denetimi konusunu yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de pek çok dernek, topladığı bağışların kullanımına dair yeterli bilgi sunmazken, bu tür olayların tekrarlanmaması için daha sıkı yasal düzenlemeler yapılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bağışçıların yalnızca tanınmış isimlere güvenmek yerine, derneklerin mali raporlarını incelemeleri gerektiğini belirtiyor. Aksi takdirde, Yeşilçam filmlerini aratmayan bu skandalın, toplumdaki yardımlaşma duygusunu zedeleyeceği uyarısı yapılıyor.