Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda bugün yapılan oturumda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin önemli düzenlemeler içeren Çocukları Koruma Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifi kabul edildi. Kanun, çocuk adalet sisteminde köklü değişiklikler yapmayı hedefliyor. Yeni düzenlemeyle, suça sürüklenen çocukların yargılama süreçlerinde çocuğun üstün yararının gözetilmesi, eğitim ve rehabilitasyon imkânlarının artırılması ve ceza sorumluluğunun yaş gruplarına göre yeniden belirlenmesi öngörülüyor.
Yeni düzenlemenin getirdiği değişiklikler
Kanunla birlikte, 12 yaş altı çocukların ceza sorumluluğu bulunmadığı için bu çocuklara yönelik koruyucu ve destekleyici tedbirlerin kapsamı genişletiliyor. 12-15 yaş arası çocuklar için adli kontrol tedbirleri çeşitlendirilirken, eğitim ve danışmanlık hizmetlerine erişim kolaylaştırılıyor. 15-18 yaş grubu için ise hapis cezası yerine alternatif yaptırımların uygulanması teşvik ediliyor. Ayrıca, tutuklama kararı verilirken çocuğun psikolojik ve sosyal durumunun dikkate alınması zorunlu hale getiriliyor.
Adalet Bakanlığı yetkilileri, yeni düzenlemeyle çocuk mahkemelerinin uzmanlaşmasının artırılacağını ve her çocuk için bireyselleştirilmiş iyileştirme planları hazırlanacağını belirtti. Bu kapsamda, çocuklara yönelik psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirilmesi ve ailelerin sürece daha fazla dahil edilmesi hedefleniyor. Kanun metninde, çocukların ifadelerinin alınması sırasında adli görüşme odalarının kullanımının yaygınlaştırılması da yer alıyor.
Muhalefet ve sivil toplumdan farklı tepkiler
Yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda partilerin ortak uzlaşmasıyla kabul edilse de bazı muhalefet milletvekilleri, uygulamada yaşanabilecek sorunlara dikkat çekti. CHP'li vekiller, özellikle alt yapının yetersiz olduğunu ve çocuk adalet sistemindeki uzman personel sayısının artırılması gerektiğini vurguladı. İYİ Parti ise, düzenlemenin çocukların topluma kazandırılması açısından olumlu olduğunu ancak denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sivil toplum kuruluşları ise yasayı, Türkiye'de çocuk hakları alanında atılmış tarihi bir adım olarak değerlendirdi. Çocuk hakları dernekleri, uygulamanın başarıya ulaşabilmesi için eğitim ve sosyal hizmetlere ayrılan kaynakların artırılmasının şart olduğunu belirtti. Özellikle, suça sürüklenen çocukların büyük çoğunluğunun ekonomik yoksunluk ve eğitim eksikliği nedeniyle bu duruma düştüğüne dikkat çekildi.
Yasanın arka planı
Çocukları Koruma Kanunu, ilk olarak 2005 yılında yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana çeşitli değişikliklere uğramıştı. Suça sürüklenen çocuklara ilişkin mevcut düzenlemeler, uluslararası sözleşmeler ve anayasa mahkemesi kararları doğrultusunda yenilenme ihtiyacı doğurmuştu. Türkiye'de her yıl yaklaşık 50 bin çocuğun suça sürüklendiği, bu çocukların önemli bir bölümünün 12-15 yaş aralığında olduğu belirtiliyor. Yeni düzenleme, bu çocukların cezalandırılmasından ziyade, topluma yeniden kazandırılmasına odaklanmasıyla öne çıkıyor. Uzmanlar, yasanın başarılı olabilmesi için rehabilitasyon programlarının etkin bir şekilde uygulanması ve toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguluyor.