İsveç'in başkenti Stockholm'de, PKK sempatizanları ve LGBT aktivistlerinin birlikte düzenlediği yürüyüş, ülkede gerginlik yarattı. Gösteride sözde Kürdistan bayrakları dikkat çekerken, terör örgütü liderinin posterleri de taşındı. Yürüyüşten kareler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı ve binlerce kez paylaşıldı.
Provokasyon zinciri
Son yıllarda Türkiye ile İsveç arasındaki diplomatik kriz, terör örgütü sempatizanları ve LGBT gruplarının ortak eylemleriyle derinleşiyor. Stockholm'deki bu yürüyüş, iki farklı kesimin bir araya gelerek Ankara'yı hedef alması açısından dikkat çekti. Göstericilerin taşıdığı pankartlarda, Türk hükümetine yönelik ağır ifadeler yer aldı.
İsveç polisi, güvenlik gerekçesiyle yürüyüşe yoğun güvenlik önlemleriyle refakat etti. Yürüyüş, kentin merkezindeki meydandan başlayarak parlamentonun önünde sona erdi. Zaman zaman göstericilerin sloganlarıyla yükselen ortam, emniyet güçlerinin müdahalesi olmadan dağıldı.
İsveç'in tutumu
İsveç, Finlandiya ile birlikte NATO üyeliği için Türkiye'nin onayını beklerken, bu tür eylemler Ankara'nın tepkisini artırıyor. Türk yetkililer, Stockholm'ün terör örgütlerine verdiği desteği sonlandırması gerektiğini vurguluyor. Ancak İsveç hükümeti ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkını öne sürerek eylemlere müdahale etmiyor.
Uzmanlar, bu tür gösterilerin iki ülke arasındaki güveni daha da zedelediğini belirtiyor. Türkiye, özellikle PKK'nın Avrupa'daki varlığına karşı daha etkin mücadele talep ediyor. Stockholm'deki yürüyüş bu taleplerin karşılanmadığının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Toplumsal karşılık
Gösteriye katılan LGBT grupları, yürüyüşün amacının hak mücadelesi olduğunu savunsa da, terör örgütü sembolleri eylemin amacına gölge düşürdü. Türkiye'den yapılan tepkilerde, bu birlikteliğin “provokatif” olduğu ve iki ülke ilişkilerini sabote etmeye yönelik olduğu ifade edildi.
İsveç'te yaşayan Türk toplumu ise endişeli. Dernek yetkilileri, bu tür gösterilerin hem toplumdaki kutuplaşmayı hem de İsveç ile Türkiye arasındaki gerilimi artırdığını dile getiriyor. Özellikle NATO süreci göz önüne alındığında, bu tür eylemlerin iki ülke arasındaki diyaloğu olumsuz etkileyeceği değerlendiriliyor.