Staj ve çıraklık sigortası mağdurları, emeklilik hesaplamalarında prim günlerinin yok sayılmasına karşı yürüttükleri hukuk mücadelesinde önemli bir aşamaya geldi. Yargıtay’ın davacılar lehine verdiği kararlar umutları artırırken, Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu Başkanı Murat Aydın ve Kurucu Onursal Başkan Ferhat Salman, TBMM’yi adalet için göreve çağırdı. Mağdurlar, yıllarca sigorta primi ödemelerine rağmen bu sürelerin emeklilikten sayılmamasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunuyor.
Yargıtay Kararları Umut Veriyor
Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri’nin son dönemde verdiği kararlar, staj ve çıraklık dönemlerinde ödenen sigorta primlerinin emeklilik hesabına dahil edilmesi gerektiği yönünde. Bu kararlar, benzer durumdaki binlerce kişi için emsal teşkil ediyor. Federasyon Başkanı Murat Aydın, “Yargıtay’ın kararları, haklılığımızı ortaya koyuyor. Ancak sorunun köklü çözümü için yasal düzenleme şart. Meclis’in bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.” dedi.
Mağdurlar, 1999 öncesi çıraklık ve staj dönemlerinde kesilen sigorta primlerinin emeklilikte dikkate alınmadığını belirtiyor. O dönemde çıraklık sigortası kapsamında ödenen primler, uzun vadeli sigorta kollarından sayılmadığı için emeklilik gün sayısına eklenmiyor. Bu durum, milyonlarca kişinin emeklilik yaşını ve prim gününü olumsuz etkiliyor.
Mağdurların Talepleri ve Çözüm Önerileri
Federasyon, sorunun çözümü için üç temel talep sıralıyor:
- Staj ve çıraklık sigortası primlerinin emeklilik hesaplamasına dahil edilmesi için yasal düzenleme yapılması,
- Yargı yoluna başvuran mağdurların hak kayıplarının giderilmesi,
- Gelecekte benzer mağduriyetlerin önlenmesi için sigorta mevzuatının güncellenmesi.
Kurucu Onursal Başkan Ferhat Salman ise konunun sadece bir kesimi değil, toplumun geniş bir kesimini ilgilendirdiğini vurgulayarak, “Bu mağduriyet yıllardır görmezden geliniyor. Artık Meclis’in iradesi ortaya konmalı. Adalet yerini bulmalı.” ifadelerini kullandı.
Meclis’e Çağrı ve Siyasi Süreç
Mağdurlar, TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak, sorunun çözümü için ortak hareket edilmesini istiyor. Federasyon yetkilileri, yakın zamanda milletvekilleriyle görüşerek bir yasa teklifi hazırlanması için girişimlerde bulunacaklarını açıkladı. Geçmişte benzer mağduriyetler için çıkarılan torba yasalara atıfta bulunan Aydın, “Siyasi irade varsa çözüm mümkün. Yeter ki mağdurların sesi duyulsun.” dedi.
Konuyla ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak bakanlık kaynakları, Yargıtay kararlarının ardından bir çalışma başlatılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, yasal düzenlemenin emeklilik sisteminde ciddi bir iyileştirme sağlayacağını, ancak prim günü ve yaş hesaplamalarında teknik düzenlemeler gerektireceğini ifade ediyor.
Arka Plan: Yıllardır Süren Mağduriyet
Türkiye’de çıraklık ve staj sigortası, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında düzenleniyor. Bu kanuna göre, çıraklar ve stajyerler için kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık) primleri ödeniyor; ancak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primleri ödenmiyor. Bu nedenle, bu dönemler emeklilikte prim günü olarak sayılmıyor. 1999 öncesi dönemde ise uygulama farklıydı; bazı çıraklık dönemleri için uzun vadeli sigorta primi de kesilebiliyordu. Ancak bu primler, emeklilik hesaplamasına dahil edilmedi.
Mağdurlar, yıllardır çeşitli platformlarda örgütlenerek seslerini duyurmaya çalışıyor. 2020’de kurulan Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu, bugün on binlerce üyeye ulaşmış durumda. Federasyon, sorunun çözümü için imza kampanyaları düzenlemiş, TBMM’ye dilekçeler vermiş ancak somut bir adım atılmamıştı. Yargıtay kararları, bu mücadelede bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Öte yandan, konunun emeklilik sisteminin sürdürülebilirliği açısından da önemli olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, prim günü eksikliği nedeniyle emekli olamayan binlerce kişinin, sistem üzerinde ek yük oluşturduğunu vurguluyor.
Staj ve çıraklık mağdurlarının talepleri, sadece bir hak arayışı değil, aynı zamanda sosyal adalet ve eşitlik meselesi olarak da değerlendiriliyor. Meclis’in bu konuda atacağı adımlar, hem mağdurların yüzünü güldürecek hem de emeklilik sistemine duyulan güveni artıracaktır. Yargıtay kararlarının ardından yasal düzenleme yapılması, artık kaçınılmaz bir gereklilik olarak önümüzde duruyor.