Kamuoyunda “fon soruşturması” olarak bilinen soruşturma kapsamında adı gündeme gelen Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız hakkında, 26 Şubat 2025 tarihli bir müzekkerenin varlığı ortaya çıktı. Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) gönderildiği belirtilen yazıda, Yarız hakkındaki idari ve cezai süreçlere ilişkin ivedi araştırma talep edildiği öğrenildi.
Müzekkerede Ne İsteniyor?
Elde edilen bilgilere göre söz konusu yazı, SPK’dan Muhammet Yarız’ın portföy yönetim faaliyetleri, kurumsal işlemleri ve ilgili dönemdeki tüm hesaplarına ilişkin kapsamlı bir inceleme yapılmasını talep ediyor. Yazının “ivedi” ibaresiyle gönderilmesi, soruşturmanın selameti açısından delil kaybı riski ya da kamuoyu baskısı gibi ihtimalleri akla getiriyor.
26 Şubat 2025 tarihli müzekkere, soruşturmanın seyri açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Henüz resmi makamlarca kamuoyuna yansıtılmayan belgenin, soruşturma dosyasına nasıl girdiği ve kim tarafından paylaşıldığı ise bilinmiyor.
“Fon Soruşturması” Olarak Anılan Süreç
Kamuoyunda “fon soruşturması” olarak bilinen geniş çaplı soruşturma, sermaye piyasalarında faaliyet gösteren bazı portföy yönetim şirketleri ve fon yapıları üzerinden yürütülüyor. Soruşturma kapsamında birçok isim ve kurum mercek altına alınırken, Muhammet Yarız’ın adı özellikle Pusula Portföy’deki yöneticilik görevi nedeniyle öne çıkıyor.
Pusula Portföy, SPK tarafından yetkilendirilmiş bir portföy yönetim şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin kurumsal yapısı, yönettiği fonlar ve yatırımcı profili, soruşturmanın kapsamını genişletiyor. SPK’nin bu tür taleplere nasıl yanıt verdiği ve inceleme sürecinin hangi aşamada olduğu ise kamuoyuyla paylaşılmadı.
Akın Gürlek Dönemine İşaret Ediliyor
Müzekkerenin, Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde kaleme alındığı ifade ediliyor. Gürlek’in görev süresi boyunca yürütülen soruşturmalar, kamuoyunda farklı başlıklarla tartışılmıştı. Bu yazının da aynı dönemde hazırlanan dosyalardan biri olduğu belirtiliyor.
SPK’ye gönderilen yazının içeriğinde, Muhammet Yarız’a ilişkin idari yaptırım ihtimali ve olası cezai süreçlere dair ifadelerin yer aldığı öne sürülüyor. Ancak yazının tam metni kamuoyuna yansımadığı için iddiaların doğruluğu bağımsız kaynaklarca teyit edilemiyor.
Yarız Cephesinden Açıklama Yok
Muhammet Yarız ya da Pusula Portföy’den konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Soruşturmanın gizliliği ve mesleki itibar gözetilerek yapılacak bir bilgilendirmenin, sürecin seyrine göre şekillenmesi bekleniyor. Sermaye piyasaları uzmanları, benzer dosyalarda SPK’nin inceleme süreçlerinin aylar sürebildiğini ve nihai kararın idari para cezasından faaliyet durdurma gibi yaptırımlara kadar uzanabildiğini hatırlatıyor.
Neden Şimdi Gündemde?
Belgenin ortaya çıkış zamanlaması, soruşturmanın yeni bir safhaya evrilip evrilmeyeceği sorusunu beraberinde getiriyor. Sermaye piyasalarına yönelik denetimlerin sıkılaştığı bir dönemde, böyle bir müzekkerenin gün yüzüne çıkması, yatırımcı güveni ve piyasa şeffaflığı açısından yakından izleniyor.
Öte yandan, soruşturmanın magazin boyutu da dikkat çekiyor. Kamuoyunda tanınan isimlerin adının geçtiği dosyalar, haber değeri açısından yalnızca finans çevreleriyle sınırlı kalmıyor; geniş kitlelerin ilgisini çekiyor. Bu nedenle müzekkerenin içeriği ve sonuçları, sadece hukuki değil, aynı zamanda kamuoyu nezdinde de takip edilecek bir başlık haline gelmiş durumda.
Sürecin nasıl ilerleyeceği, SPK’nin yazıya vereceği yanıtın kapsamına ve savcılığın atacağı adımlara bağlı. Sermaye piyasası hukuku çerçevesinde yürütülen soruşturmaların nihai karara bağlanması zaman alabiliyor; bu da konunun kamuoyu gündeminde uzun süre kalabileceğini gösteriyor.