İstanbul'da sahne aldığı bir gösteride Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'a yönelik sözleri nedeniyle yargılanan sözde komedyen Tuba Ulu, 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada mahkeme heyeti, Ulu'nun “halkın bir kesimini alenen aşağılama” suçundan cezalandırılmasına hükmetti. Kararda, ifadelerin toplumun tarihi değerlerine saygısızlık teşkil ettiği belirtildi.
Dava süreci ve mahkemenin gerekçesi
Davaya konu olan olay, Tuba Ulu'nun geçtiğimiz yıl İstanbul'da bir tiyatro salonunda gerçekleştirdiği gösteride Kanuni Sultan Süleyman'la ilgili sarf ettiği sözlerin sosyal medyada yayılmasıyla başladı. Şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Ulu hakkında dava açıldı. Mahkeme, tanık ifadeleri ve görüntü kayıtlarını inceleyerek sanığın suçlu olduğuna kanaat getirdi. Gerekçeli kararda, “Sanığın ifadeleri, bir tarihi şahsiyeti eleştiri sınırlarını aşarak aşağılamıştır. Bu tür söylemler toplumsal barışı zedeleyici niteliktedir” denildi.
Mahkeme, Ulu'nun savunmasını dinledikten sonra cezayı 5 ay olarak belirledi. Cezanın paraya çevrilmesi veya ertelenmesi talebi reddedildi. Sanık avukatının kararı temyiz edeceği öğrenildi. Hapis cezası kesinleştiğinde Ulu, cezaevine girecek.
Tuba Ulu kimdir?
1987 doğumlu Tuba Ulu, stand-up gösterileriyle tanınıyor. Daha önce de benzer sözleri nedeniyle eleştirilen Ulu, sosyal medyada geniş bir takipçi kitlesine sahip. Oyuncu ve yazar kimliğiyle bilinen Ulu, toplumsal konulara mizahi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Ancak son olay, sanat ile hakaret arasındaki sınırın tartışılmasına yol açtı.
Hukuki boyut ve toplumsal tepkiler
Karar, hukukçular arasında da tartışma yarattı. Bazı hukukçular, ifade özgürlüğünün sınırlarının zorlandığını savunurken, diğerleri tarihi şahsiyetlere hakaretin cezalandırılmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Toplumun farklı kesimlerinden gelen tepkilerde, kararın adil olduğunu düşünenler olduğu gibi, demokrasiye zarar verdiğini düşünenler de var. Olay, Türkiye'de ifade özgürlüğü ve tarihsel değerlere saygı konularında yeni bir tartışma başlattı.
Bu dava, sanatçıların toplumsal değerleri eleştirirken dikkatli olması gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Hukuki süreç devam ederken, kararın emsal teşkil edip etmeyeceği merak konusu.