Temmuz ayında memur maaş katsayısında yapılan düzenleme sonrasında sosyal yardım aylık ödemeleri de artırıldı. Ancak söz konusu artışlar, yardımların asgari ücret ve açlık sınırının çok altında kalmasına engel olamadı. Ekonomistlere göre, mevcut artış oranları enflasyon karşısında erirken, dar gelirli vatandaşların alım gücü her geçen gün düşüyor.
Sosyal yardım ödemeleri ne kadar arttı?
Memur maaş katsayısındaki düzenleme kapsamında, 65 yaş aylığı, engelli maaşı, evde bakım yardımı gibi sosyal yardım ödemeleri de belirli oranlarda yükseltildi. Ancak yapılan hesaplamalar, bu artışların yetersiz olduğunu gösteriyor. Örneğin, 65 yaş aylığı yüzde 19,31 oranında artırılarak 5.740 TL'ye yükseltilirken, açlık sınırı aynı dönemde 19.045 TL olarak hesaplandı. Bu durum, yaşlı vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamasını neredeyse imkansız hale getiriyor.
Asgari ücret ise 2023 yılı için net 11.402 TL olarak belirlenmişti. 2024 yılı ocak ayında yapılan ara zamla birlikte net asgari ücret 17.002 TL'ye çıkarıldı. Buna karşın, sosyal yardımların en yükseği olan evde bakım yardımı bile 7.608 TL seviyesinde kaldı. Yani bir evde bakım yardımı alan aile, asgari ücretin yarısından daha az bir gelirle geçinmek zorunda.
Yoksulluk derinleşiyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'de yoksulluk oranı son bir yılda yüzde 21,7'ye yükseldi. Yaklaşık 18 milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşarken, sosyal yardımlar bu kitle için hayati önem taşıyor. Ancak yardımların miktarı, artan enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında erimeye devam ediyor. Uzmanlar, sosyal yardımların asgari ücrete endekslenmesi veya açlık sınırına göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yaptığı açıklamada sosyal yardımların artırılması için çalışmaların sürdüğünü belirtse de, muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları bu artışların yeterli olmadığını savunuyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal yardımların yeniden düzenlenmesi ve kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Türkiye'de sosyal yardımlar, enflasyon karşısında sürekli eriyor. Yardımların reel olarak artırılması ve düzenli olarak güncellenmesi şart. Aksi takdirde, yoksulluk daha da derinleşecek" dedi.
Sosyal yardımların yetersizliği, özellikle büyükşehirlerde yaşayan dar gelirli aileleri olumsuz etkiliyor. Kira, gıda, ulaşım ve enerji fiyatlarındaki artış, bu ailelerin bütçesini zorlarken, yardımların düşük kalması temel ihtiyaçların karşılanmasını güçleştiriyor.
Bağımsız değerlendirme
Sosyal yardımların memur maaş katsayısına bağlı olarak artırılması, mevcut sistemin enflasyon karşısında yetersiz kaldığını gösteriyor. Yardımların asgari ücret veya açlık sınırına endekslenmesi, daha sürdürülebilir bir çözüm sunabilir. Aksi takdirde, artan yoksulluk ve gelir adaletsizliği, toplumsal huzuru tehdit etmeye devam edecektir.