Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu'nda, son dönemde artan okul saldırıları ve çocukların güvenliği konusunda sosyal medya platformlarının sorumluluğu masaya yatırıldı. Komisyonda ifade veren sosyal medya temsilcileri, milletvekillerinin terleten soruları karşısında zor anlar yaşadı. Çoğu soruya net yanıt veremeyen temsilciler, "Bu konuyu yazılı olarak açıklayacağız" diyerek geçiştirdi.
Koruyucu önlemler yetersiz kaldı
Komisyon üyeleri, özellikle TikTok, Instagram ve X (Twitter) platformlarının okul saldırılarını teşvik eden içeriklere karşı aldıkları önlemleri sorguladı. Milletvekilleri, platformların kullanıcı tabanlı raporlama sistemlerinin yetersiz kaldığını, zararlı içeriklerin saatlerce yayında kaldığını belirtti. Bir temsilci, yapay zeka destekli denetim sistemlerinin geliştirilmekte olduğunu ancak tam anlamıyla hayata geçirilemediğini ifade etti.
Milletvekillerinden sert tepki
CHP milletvekili Ali Mahir Başarır, platformların kâr odaklı çalıştığını ve çocuk güvenliğini ikinci plana attığını söyledi. "Her gün onlarca çocuğumuz siber zorbalığa maruz kalıyor, okul saldırıları planlanıyor. Siz hâlâ 'yazılı açıklama' ile mi cevap vereceksiniz?" diye çıkıştı. AK Parti milletvekili İsa Mesih Şahin ise, platformların Türkiye'deki yasal düzenlemelere uyması gerektiğini vurguladı.
Ulusal ve uluslararası boyut
Uzmanlar, sosyal medya şirketlerinin kullanıcı verilerini koruma ve zararlı içerikleri kaldırma konusunda küresel çapta benzer sorunlar yaşadığını belirtiyor. Ancak Türkiye'deki hızlı dijital dönüşüm, genç nüfusun yoğunluğu ve son dönemde yaşanan üzücü olaylar, konuyu daha acil hale getiriyor. Komisyonun, platformların Türkiye'de birer temsilci bulundurması ve yerel hassasiyetlere uygun çözümler geliştirmesi yönünde baskı yapması bekleniyor.
Değerlendirme ve bağlam
TBMM'de yaşanan bu tartışma, dijital platformların denetimi konusunda yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını bir kez daha gösterdi. Sosyal medya şirketleri, küresel politikalarını yerel taleplere uyarlamakta direnirken, çocukların güvenliği gibi hassas bir konuda daha somut adımlar atılması gerekiyor. Türkiye'nin bu alandaki mevzuatını güçlendirmesi ve platformları daha sıkı denetlemesi, benzer soruşturmaların önünü açabilir.