Hatay'ın merkez Antakya ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki Mustafa Gezer, dedesi ve babasından miras aldığı semercilik mesleğini depremlerin ardından açılan prefabrik çarşıdaki yeni atölyesinde sürdürüyor. Semerciliğin artık son temsilcilerinden olduğunu dile getiren Gezer, "Ben başka iş yapamam, bu kokuyu duymazsam yatamam" diyerek mesleğine olan bağlılığını vurguluyor.
Dede mesleği üç kuşaktır devam ediyor
Mustafa Gezer, semercilik mesleğine 12 yaşında babasının yanında çırak olarak başladı. Dedesi Mustafa Gezer'in 1926 yılında başlattığı bu zanaat, ailenin üç kuşağı boyunca aralıksız sürdü. Gezer, "Dedem de babam da bu işi yaptı. Ben de çocukluğumdan beri bu işin içindeyim. Aileden gelen bir gelenek, bu mirası yaşatmak boynumun borcu" dedi.
Deprem sonrası prefabrik çarşıya taşındı
2023 yılındaki depremler, Hatay'da birçok iş yerini kullanılamaz hale getirdi. Gezer'in atölyesi de depremde ciddi hasar gördü. Ancak o, zanaatını sürdürmek için hemen yeni bir çözüm arayışına girdi. Kentte kurulan prefabrik çarşıda yer alan yeni atölyesinde üretime devam eden Gezer, "Deprem her şeyi alt üst etti ama ben mesleğimi bırakmayı asla düşünmedim. İnsanların bize ihtiyacı var, atların ve eşeklerin hâlâ semere ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.
Azalan talep ve artan zorluklar
Semercilik, motorlu taşıtların yaygınlaşmasıyla birlikte eski önemini kaybetti. Günümüzde genellikle turistik bölgelerde fayton atları, kırsal alanda ise yük hayvanları için semer üretiliyor. Gezer, haftada ortalama 3-4 semer ürettiğini belirterek, "Eskiden siparişlere yetişemezdik, şimdi talep azaldı. Ama yine de kazancımı bundan sağlıyorum. Yapan kalmadığı için bizim işimiz daha da değerli" dedi.
Semer yapımı titizlik gerektiriyor
Gezer, semer yapım sürecini şöyle anlatıyor: "Önce hayvanın ölçüsü alınır, sonra kalıp hazırlanır. Ahşap iskelet üzerine keçe ve deri kaplanır. Her hayvanın sırt yapısı farklıdır, bu yüzden her semer kişiye özel üretilir. Bir semer 2-3 günde tamamlanır." Usta, kullandığı malzemelerin doğal ve dayanıklı olmasına özen gösterdiğini vurguluyor.
Gelecek nesillere aktarma endişesi
Gezer, mesleğin geleceği konusunda endişeli. Gençlerin bu tür el sanatlarına ilgi göstermediğini belirten usta, "Çırak bulmak çok zor. Gençler masa başı iş istiyor, bu zahmetli işe yanaşmıyor. Birkaç meraklı gelse de hevesleri kısa sürüyor. Ben ölene kadar bu işi yapacağım, ama sonrası meçhul" diye konuştu.
Kültürel miras ve bağımsız değerlendirme
Semercilik, Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişine dayanan kadim bir zanaat. Ancak sanayi devrimi ve motorlu araçların yaygınlaşmasıyla birlikte bu tür meslekler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Mustafa Gezer gibi ustalar, bir yandan geçimlerini sağlarken diğer yandan somut olmayan kültürel mirası yaşatmaya çalışıyor. Hatay gibi çok kültürlü bir kentte bu tür zanaatların korunması, sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir zorunluluk. Yerel yönetimlerin ve kültür kurumlarının bu mesleklere sahip çıkması, gelecek kuşaklara aktarılması için hayati önem taşıyor.