İklim değişikliğinin etkileri giderek daha belirgin hale gelirken, Dünya Meteoroloji Örgütü verileri son 150 yılın en güçlü El Nino döneminin yaşanabileceğine işaret ediyor. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ceyhun Özçelik, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın küresel ve bölgesel ölçekte ciddi sonuçları olacağını belirterek, özellikle Akdeniz ve Ege'de deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerinde seyrettiğini ve bu durumun El Nino ile birleştiğinde sıcaklık artışlarının 7-8 dereceye kadar çıkabileceğini ifade etti.
El Nino'nun Küresel Etkileri ve Türkiye'ye Yansımaları
El Nino, Pasifik Okyanusu'ndaki deniz suyu sıcaklıklarının ortalamadan daha yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan ve küresel iklimi etkileyen doğal bir döngüdür. Ancak son yıllarda küresel ısınmanın da etkisiyle El Nino olaylarının şiddeti artmakta ve etkileri daha yıkıcı olmaktadır. Prof. Dr. Özçelik, bu yılın son 150 yılın en güçlü El Nino dönemlerinden biri olacağını, bunun da hem küresel hem de Türkiye özelinde ciddi sonuçları olacağını vurguladı. Türkiye'de özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin 3-4 derece üzerinde seyrettiğini belirten Özçelik, bu durumun deniz ekosistemlerini olumsuz etkilediğini ve müsilaj gibi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
El Nino'nun etkileri sadece deniz su sıcaklıklarıyla sınırlı kalmıyor. Küresel ölçekte kuraklık, sel, aşırı sıcak hava dalgaları ve tropikal fırtınaların sıklığında ve şiddetinde artışa neden oluyor. Türkiye'de ise özellikle yaz aylarında aşırı sıcaklar ve kuraklık riski bulunuyor. Prof. Dr. Özçelik, bu durumun tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve enerji talebini olumsuz etkileyebileceğini, bu nedenle yerel yönetimlerin ve vatandaşların önlem alması gerektiğini ifade etti.
Deniz Suyu Sıcaklıkları ve Ekosistem Üzerindeki Baskı
Deniz suyu sıcaklıklarındaki artış, deniz ekosistemleri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Özellikle Akdeniz ve Ege'de mercanlar, deniz çayırları ve birçok balık türü için tehdit oluşturuyor. Sıcaklık artışının yanı sıra, asitlenme ve oksijen azalması gibi faktörler de deniz canlılarını olumsuz etkiliyor. Prof. Dr. Özçelik, bu durumun balık stoklarını azaltacağını ve balıkçılık sektörünü olumsuz etkileyeceğini, dolayısıyla ekonomik kayıplara yol açacağını belirtti. Ayrıca, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın turizm sektörünü de etkileyebileceğini, sıcak hava dalgalarının ve deniz suyu sıcaklıklarının aşırı yükselmesinin turistlerin sağlığını tehdit edebileceğini söyledi.
Uzmanlar, El Nino'nun etkilerinin 2024 yılı boyunca hissedileceğini ve özellikle kış aylarında Türkiye'de sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olabileceğini tahmin ediyor. Bu durum, kar yağışının azalmasına ve kuraklığın devam etmesine neden olabilir. Ayrıca, bahar aylarında aşırı yağışların ve sellerin yaşanma riski de bulunuyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre, 2023 yılı Türkiye'de son 50 yılın en sıcak yılı olarak kaydedilmişti. 2024 yılında ise bu rekorun kırılması bekleniyor.
Prof. Dr. Özçelik, yerel yönetimlerin ve vatandaşların iklim değişikliğine uyum sağlaması gerektiğini, su tasarrufu, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, deniz ekosistemlerinin korunması için deniz kirliliğinin önlenmesi ve aşırı avcılığın kontrol altına alınması gerektiğini ifade etti.
Sonuç olarak, son 150 yılın en güçlü El Nino dönemi, küresel ölçekte etkilerini hissettirecek. Bu süreçte alınacak önlemler, hem ekolojik hem de ekonomik kayıpların azaltılmasında kritik önem taşıyor. İklim değişikliğiyle mücadelede atılacak adımlar, sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de etkileyecektir. Bu nedenle, bireysel ve toplumsal düzeyde bilinçli bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor.