CHP Muğla Milletvekili ve iş insanı Sencer Solakoğlu, kendisine ait çiftliğin organik tarım sertifikasının iptal edilmesine ilişkin açıklama yaptı. Solakoğlu, sertifika iptalinin hiçbir bilimsel veya hukuki dayanağı olmadığını belirterek, sürecin tamamen siyasi bir operasyon olduğunu öne sürdü. İddiaya göre, Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde bulunan çiftlik, yıllardır organik üretim yaparken aniden denetlenerek belgesi askıya alındı.
Sertifika iptali nasıl gerekçelendirildi?
Solakoğlu’nun açıklamasına göre, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı il müdürlüğü tarafından yapılan denetimde, çiftlikte organik üretim standartlarına uyulmadığı iddia edildi. Ancak Solakoğlu, bu iddiaların mesnetsiz olduğunu savundu. Çiftliğin organik sertifikasını veren kuruluşun da baskı altında olduğunu ileri süren milletvekili, 'Bunların tek gerekçesi var; siyasi linç' ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili olarak Tarım Bakanlığı’ndan henüz resmi bir yanıt gelmezken, CHP’li vekil sürecin takipçisi olacağını belirtti.
Sencer Solakoğlu'nun çiftliği ve önemi
Sencer Solakoğlu, aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen süt ve süt ürünleri üreticilerinden biri. Aile şirketi olan çiftlik, özellikle organik keçi sütü ve peynir çeşitleriyle tanınıyor. Yıllardır birçok ulusal ve uluslararası fuarda ödüle layık görülen işletme, aynı zamanda bölge istihdamına da katkı sağlıyor. Solakoğlu, çiftliğin kapatılması veya itibarının zedelenmesi durumunda 200’e yakın çalışanın mağdur olacağına dikkat çekti. 'Ben milletvekiliyim, dokunulmazlığım var; ama çalışanlarımın ekmeğiyle oynuyorlar' dedi.
Benzer olaylar ve siyasi boyut
Son dönemde muhalefet partilerine yakın isimlerin işletmelerine yönelik denetimlerin arttığı yönünde eleştiriler var. CHP’li belediyelere kayyum atanması, muhalefet milletvekillerinin ticari faaliyetlerinin mercek altına alınması gibi gelişmeler, iktidarın muhalefeti ekonomik olarak zorlamaya çalıştığı şeklinde yorumlanıyor. Solakoğlu da bu bağlamda, 'Şirketlerimizin üzerinden bizi vurmaya çalışıyorlar' ifadelerini kullandı. Öte yandan, hükümete yakın kaynaklar ise denetimlerin rutin olduğunu ve hiçbir ayrımcılık yapılmadığını savunuyor.
Olayın yargıya taşınması beklenirken, kamuoyunun dikkati bir kez daha tarım politikaları ve denetim mekanizmalarına çevrilmiş durumda. Uzmanlar, organik sertifika sürecinin bağımsız kuruluşlar tarafından yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, benzer tartışmaların yaşanmasının kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.