Kurban Bayramı'nın ilk gününde, birçok ilde vatandaşların sokak araları ve site önlerinde kaçak kurban kesimi yaptığı belirlendi. Zabıta ekipleri, denetimler sırasında hijyen koşullarına uymayan ve ruhsatsız kesim yapanlara cezai işlem uyguladı. Bayram öncesi uyarılara rağmen, özellikle büyükşehirlerde kent merkezlerinde kontrolsüz kesimlerin yaşandığı bildirildi.
Kaçak kesim noktalarına baskın
İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde zabıta ekipleri, ihbarları değerlendirerek kaçak kesim yapılan noktalara baskın düzenledi. Beyoğlu'nda bir apartman önünde kesilen kurbanlık hayvanın kan ve atıkları çevreye yayılırken, zabıta ekipleri kesimi durdurup tutanak tuttu. Benzer şekilde, Kadıköy'de bir sitenin otoparkında kesim yapan kişilere 3 bin 500 TL idari para cezası kesildi. Zabıta yetkilileri, cezaların caydırıcı olması için sürecin sıkı takip edileceğini belirtti.
Yetkililerden uyarı: Ruhsatlı yerleri tercih edin
Tarım ve Orman Bakanlığı ile belediyeler, kurban kesimlerinin mutlaka ruhsatlı mezbaha veya belediye tarafından belirlenen kesim alanlarında yapılması gerektiğini vurguluyor. Ruhsatsız kesimin hem hayvan sağlığı hem de çevre temizliği açısından risk oluşturduğuna dikkat çeken yetkililer, vatandaşları kurban bağışı yapmaya veya belediyelerin ücretsiz kesim hizmetlerinden yararlanmaya davet etti. Özellikle bu yıl, hayvan pazarı ve mezbaha sayısının artırıldığı, ancak yine de bazı bölgelerde yoğunluk yaşandığı ifade edildi.
Kurban Bayramı boyunca denetimlerin süreceğini açıklayan zabıta ekipleri, vatandaşların herhangi bir olumsuzluk durumunda 153 Beyaz Masa hattını arayarak ihbarda bulunabileceğini hatırlattı. Ayrıca, kesim sonrası oluşan atıkların çevreye atılmaması, belediye ekiplerine teslim edilmesi gerektiği belirtildi.
Bu tür olayların her yıl yaşandığına dikkat çeken uzmanlar, toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini söylüyor. Ruhsatlı kesimhanelerin yetersiz olduğu bölgelerde belediyelerin mobil kesim üniteleri kurması öneriliyor. Ayrıca, kurban bağışı yoluyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırmanın hem sünnete uygun hem de çevre sağlığı açısından daha doğru olduğu vurgulanıyor.