İstanbul'da sokak ortasında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 24 yaşındaki Reyhan Acar'ın cinayeti, firari katil zanlısı Bilal F.'nin yakalanmasıyla aydınlandı. Polisteki sorgusunda cinayeti itiraf eden Bilal F., sevgilisi olduğunu iddia ettiği Acar'ı başkasıyla konuştuğu için öldürdüğünü söyledi. Olayla ilgili toplam 13 kişi tutuklanırken, soruşturma kapsamında gözaltı sayısı ise 15'e yükseldi.
İtiraf: 'Kıskançlık cinayeti'
Olay, geçtiğimiz hafta İstanbul'un Eyüp Sultan ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Reyhan Acar yolda yürürken motosikletli iki kişinin silahlı saldırısına uğradı. Kurşunların hedefi olan Acar, olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırganlar ise motosikletle kaçtı. Polis ekipleri, olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlattı. Güvenlik kameraları ve tanık ifadeleri doğrultusunda, saldırıda kullanılan motosiklet ve şüphelilerin kimliği belirlendi.
Yapılan operasyonlarla gözaltına alınan şüpheliler emniyete götürüldü. Sorgularında cinayeti azmettiren kişinin Bilal F. olduğunu söyleyen şüpheliler, olayın kıskançlık nedeniyle işlendiğini öne sürdü. Firari olarak aranan Bilal F. ise dün düzenlenen operasyonla yakalandı. Emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf eden Bilal F., ifadesinde şunları söyledi: “Reyhan ile sevgiliydik. Başkasıyla konuştuğunu duyunca dayanamadım, kendisini öldürdüm.”
Soruşturma ve tutuklamalar
Bilal F.'nin ifadesinin ardından gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Mahkemece sorgulanan 13 kişi 'kasten öldürme' suçundan tutuklanırken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında Bilal F.'nin de bulunduğu, diğer şüphelilerin ise olayın azmettiricisi veya yardım edenler olduğu öğrenildi.
Reyhan Acar'ın ailesi, adalet önünde hesap sorulacağına inandıklarını belirterek, “Kızımızın katillerinin en ağır cezayı almasını istiyoruz. Bu bir kadın cinayetidir, öfkemiz büyük” dedi. Aile avukatı ise dosyanın takipçisi olacaklarını ve ceza artırıcı nedenlerin uygulanması için talepte bulunacaklarını açıkladı.
Kadın cinayetleri ve kıskançlık bahanesi
Bu cinayet, Türkiye'de kadın cinayetlerinde sıkça karşılaşılan bir “kıskançlık” bahanesinin yeni bir örneği olarak dikkat çekiyor. Verilere göre, Türkiye'de her yıl yüzlerce kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitiriyor. Kadın cinayetlerinde faillerin sıklıkla “kıskançlık”, “namus” veya “tahrik” gibi savunmalar kullandığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür gerekçelerin cinayetleri meşrulaştırmaya yönelik olduğunu ve ceza indirimi amacı taşıdığını vurguluyor.
Olayın ardından sosyal medyada #ReyhanAcar ve #KadınCinayetleri etiketleriyle tepkiler yükseldi. Birçok kişi, kıskançlık gerekçesiyle cinayet işleyenlerin en ağır cezayı alması gerektiğini savundu. Kadın örgütleri ise cinayetlerin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden yürürlüğe konması ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması çağrısında bulundu.
Adli süreç devam ediyor
Tutuklanan 13 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında olayla bağlantısı olduğu düşünülen diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtildi. Reyhan Acar'ın cenazesi, otopsinin ardından ailesine teslim edilerek memleketi Sivas'ta toprağa verildi. Acar'ın ailesi ve yakınları, cinayete tepki gösterirken, olayın takipçisi olacaklarını ifade etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, 'kasten öldürme' suçundan tamamlanmasının ardından iddianame hazırlanacağı ve şüphelilerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanacağı öğrenildi.
Bu vaka, bir kez daha gösteriyor ki kadına yönelik şiddet ve cinayetlerde “kıskançlık” gibi bahaneler asla kabul edilemez. Hukuk sistemi, bu tür savunmalara itibar etmeyerek en ağır cezaları vermeli; toplum olarak da kadınların yaşam hakkını korumak için hepimize görev düşmektedir. Kadınların özgürce yaşayabileceği bir toplum için mücadele, adaletin sağlanmasıyla mümkündür.