Kocaeli'nin Derince ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'nde yürekleri dağlayan bir olay meydana geldi. Psikolojik sorunlar yaşadığı öne sürülen 44 yaşındaki Soner Ata, 12 yaşındaki SMA hastası oğlu N.E.A.'nın bağlı olduğu solunum cihazının fişini çekti. Ardından aynı evde kendini asarak yaşamına son verdi. Olay, saat 14.30 sıralarında Çınarlı Caddesi üzerindeki bir apartman dairesinde yaşandı.
Olayın detayları
Edinilen bilgiye göre, bir süredir psikolojik tedavi gören Soner Ata, eşi ve diğer çocuğu evde yokken oğlu N.E.A.'nın bulunduğu odaya girdi. SMA hastası olan ve solunum cihazına bağlı yaşayan çocuğun cihazını fişten çeken baba, ardından evin başka bir odasında kendini asarak intihar etti. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde baba ve oğlunun hayatını kaybettiğini belirledi.
Adli süreç başlatıldı
Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından cumhuriyet savcısının talimatıyla cenazeler otopsi için Kocaeli Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı. Baba Soner Ata'nın daha önce psikolojik destek aldığı, ancak son dönemde durumunun kötüleştiği iddia ediliyor.
SMA hastalığı ve ailelerin çilesi
Spinal Müsküler Atrofi (SMA) hastalığı, bebeklik ve çocukluk döneminde kas güçsüzlüğüne neden olan genetik bir hastalıktır. Bu hastalıkla mücadele eden aileler, tedavi masrafları ve bakım yükü nedeniyle büyük zorluklar yaşıyor. Türkiye'de SMA hastaları için başlatılan bağış kampanyaları sık sık gündeme gelse de, ailelerin psikolojik desteğe erişimi sınırlı kalıyor.
Uzmanlar uyarıyor
Psikologlar, kronik hasta çocuğu olan ebeveynlerin tükenmişlik sendromu riski taşıdığını belirtiyor. Uzmanlar, ailelerin düzenli psikolojik destek alması gerektiğini vurguluyor. Olay, hasta yakınlarına yönelik psikososyal destek mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Toplumsal sorumluluk
Bu tür acı olaylar, sadece bireysel değil toplumsal bir soruna işaret ediyor. Kronik hastalıklarla mücadele eden aileler için devlet ve sivil toplum kuruluşları tarafından sunulan destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Aksi halde benzer dramların yaşanması kaçınılmaz olabilir.