Bilim insanları, şizofreni ve bipolar bozukluk arasındaki genetik bağlantıyı ortaya koyan dev bir çalışmaya imza attı. Bir milyondan fazla hastanın genetik verisini analiz eden araştırmacılar, bu iki psikiyatrik hastalığın aynı genetik varyantları taşıdığını tespit etti. Bulgular, mevcut ruh sağlığı sınıflandırmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Genetik harita ortaya çıktı
Psikiyatri alanındaki en kapsamlı genetik çalışmalardan biri olan araştırma, 23 ülkeden 100'den fazla kurumun katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmacılar, şizofreni ve bipolar bozukluk tanısı almış 1,2 milyon kişinin genetik verilerini karşılaştırdı. Sonuçlar, her iki hastalıkta da ortak olan 250'den fazla genetik varyantın bulunduğunu gösterdi. Bu varyantların bir kısmı sinir hücreleri arasındaki iletişimi düzenleyen proteinleri kodluyor.
Tanı ve tedavide devrim
Çalışmanın baş yazarı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, bulguların klinik pratiği değiştirebileceğini belirtti: “Artık genetik altyapıyı bilerek, hastaları daha erken teşhis edebilir ve kişiselleştirilmiş tedaviler geliştirebiliriz. Mevcut sınıflandırma sistemimiz (DSM-5) bu iki hastalığı ayrı kategorilerde ele alıyor; ancak genetik olarak önemli ölçüde örtüşüyorlar.” Uzmanlar, bu keşfin özellikle ilaca dirençli vakalarda yeni tedavi hedefleri sunabileceğini ifade ediyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, şizofreni dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 0,3-0,7'sini etkilerken, bipolar bozukluk yüzde 1-2 arasında görülüyor. Her iki hastalık da erken tanı ve tedavi ile yönetilebilse de, genetik faktörlerin rolünün anlaşılması hastalıkların seyrini değiştirebilir.
Bağımsız değerlendirme
Bu araştırma, psikiyatride uzun süredir tartışılan “kategori” kavramına önemli bir darbe vuruyor. Genetik veriler, sınıflandırma sistemlerinin daha çok semptomlara dayandığı bir alanda, biyolojik temelli bir yeniden yapılanmanın kapısını aralıyor. Ancak bulguların klinik uygulamaya geçmesi için daha fazla çalışma ve etik tartışma gerekiyor. Yine de, ruh sağlığı alanında paradigma değişikliğine zemin hazırlayan bu gelişme, birçok hasta için umut vaat ediyor.