Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıldönümünde yaptığı paylaşımda, darbe döneminde mağdur edilen vatandaşların yaşadığı acıların unutulmayacağını belirterek, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunun darbelerle kesintiye uğramasına izin vermeyeceklerini söyledi. Siyasi parti liderleri de birer mesaj yayımlayarak darbeyi kınadı ve demokrasi vurgusu yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Darbeler Milletin İradesine Vurulmuş Prangalardır'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 12 Eylül'ün sadece bir askeri müdahale değil, aynı zamanda milletin iradesine vurulmuş bir pranga olduğunu ifade etti. "12 Eylül 1980 darbesi, ülkemizin geleceğine kurulan bir tuzaktı. O karanlık günlerde yaşanan acılar, işkenceler, idamlar ve kayıplar hâlâ yüreklerimizde. Darbe döneminde mağdur edilen vatandaşlarımızın acılarını unutmadık, unutmayacağız" dedi.
Erdoğan, Türkiye'nin son yıllarda darbe girişimlerine karşı dimdik ayakta durduğunu hatırlatarak, "15 Temmuz'da milletimiz destan yazarak darbecilere geçit vermedi. Bundan sonra da hiçbir darbe, hiçbir vesayet girişimi bu milletin iradesini gasp edemeyecek. Türkiye'nin kalkınma yolculuğunu kesintiye uğratmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Muhalefetten Demokrasi Vurgusu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yayımladığı mesajda 12 Eylül'ün Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, "12 Eylül darbesi, sadece o günü yaşayanların değil, tüm Türkiye'nin hafızasında derin yaralar açtı. Bugün o yaraları sarmak ve bir daha yaşanmaması için demokrasiye sahip çıkmak hepimizin görevidir" dedi. Özel, darbe döneminde hayatını kaybedenleri ve mağdur olanları andı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise yazılı açıklamasında, 12 Eylül'ün Türk siyasi hayatında unutulmaması gereken bir ders olduğunu vurgulayarak, "Darbeler, milletin egemenliğine kasteden en büyük ihanettir. 12 Eylül'ü lanetliyor, bir daha böyle bir karanlığın yaşanmaması için kararlılığımızı yineliyoruz" ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de sosyal medya paylaşımında, "12 Eylül, demokrasinin askıya alındığı, insan haklarının çiğnendiği utanç verici bir dönemin adıdır. O günleri unutmadık, unutturmayacağız. Demokrasiyi güçlendirmek için mücadelemiz sürecek" dedi.
12 Eylül 1980 Darbesinin Arka Planı
12 Eylül 1980'de Genelkurmay Başkanı Kenan Evren liderliğindeki askeri cunta, yönetime el koydu. Darbe sonrası TBMM kapatıldı, tüm siyasi partiler feshedildi, binlerce kişi gözaltına alındı, yüzlerce kişi idam edildi ve on binlerce vatandaş işkence gördü. Darbe yönetimi, 1982 Anayasası'nı hazırlayarak Türkiye'nin uzun yıllar boyunca vesayet altında kalmasına neden oldu.
Darbe döneminde hayatını kaybedenler arasında sol görüşlü gençler, sağcı militanlar, sendikacılar, öğrenciler ve siviller bulunuyordu. İdam edilenler arasında Erdal Eren, Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu gibi isimler yer aldı. 12 Eylül, Türkiye'de derin izler bırakırken, demokrasi kültürünün zayıflamasına ve toplumsal kutuplaşmanın artmasına yol açtı.
Darbe Mağdurları ve Sivil Toplumun Tepkisi
12 Eylül mağdurları ve insan hakları kuruluşları da yıldönümünde çeşitli etkinlikler düzenledi. Ankara'da bir grup mağdur, darbe döneminde işkence görenleri anmak için bir araya geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD), yaptığı yazılı açıklamada, 12 Eylül'ün hesabının hâlâ sorulmadığını belirterek, "Darbeciler yargı önünde hesap vermedi. Bu, adaletsizliğin en büyük göstergesidir" dedi.
1980 darbesi sonrasında kurulan sivil toplum örgütleri, o dönemde yaşanan hak ihlallerinin unutulmaması için çalışmalar yürütüyor. Ancak darbe yönetiminin sorumluları hakkında açılan davalar, 2010'daki anayasa değişikliği sonrası yapılan yargı reformlarına rağmen istenen sonucu vermedi. Kenan Evren ve arkadaşları hakkında açılan dava, sanıkların ölümüyle düştü.
12 Eylül'ün 46. yılında siyasi partilerin ortak mesajı, darbelerin bir daha yaşanmaması ve demokrasinin güçlendirilmesi yönünde oldu. Ancak geçmişle yüzleşme konusunda hâlâ adımların yetersiz olduğu, mağdurların acılarının dinmediği ifade ediliyor. Türkiye'nin demokrasi tarihi, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 gibi müdahalelerle sarsıldı. Bu darbeler, ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasını sekteye uğrattı, insan hakları ihlallerine yol açtı.
Bugün gelinen noktada, 12 Eylül'ü anmak ve ders çıkarmak, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için kritik önem taşıyor. Siyasi liderlerin mesajları, darbe karşıtı ortak iradeyi yansıtsa da, demokrasiyi kurumsal olarak güçlendirmek ve hukuk devletini tesis etmek için daha fazla çaba gerekiyor. 12 Eylül, sadece bir tarih değil, aynı zamanda demokrasinin kırılganlığını hatırlatan bir uyarı niteliğinde.