12 Eylül 2026, Türkiye siyasetinde alışılmadık bir tabloya sahne oluyor. Ankara kulislerinde 'Kim Kime Dum Duma' olarak özetlenen siyasi konjonktür, ittifakların çözülmesi, yeni partilerin kurulması ve beklenmedik ittifak arayışlarıyla şekilleniyor. 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümüne denk gelen bu tarihte, siyasi partilerin gelecek stratejileri belirsizliğini korurken, kamuoyu araştırmaları seçmenin büyük bölümünün kararsız olduğunu gösteriyor.
İttifaklar Çözülüyor, Yeni Arayışlar Başlıyor
2026 yılına damga vuran siyasi gelişmeler, mevcut ittifak yapılarının artık işlemediğini ortaya koyuyor. Cumhur İttifakı içinde yer alan partiler arasında ekonomik politikalar ve yerel yönetim paylaşımı konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, ittifakın geleceğini tartışmaya açtı. Öte yandan Millet İttifakı'nın dağılmasının ardından ortaya çıkan boşluk, yeni siyasi oluşumlarla doldurulmaya çalışılıyor.
Siyaset bilimci Prof. Dr. Ayşe Yılmaz, 'Türkiye'de siyasi yelpaze yeniden şekilleniyor. Seçmen davranışlarındaki değişim, partileri yeni stratejiler geliştirmeye zorluyor' diyerek süreci değerlendirdi. Yılmaz'a göre, özellikle genç seçmenin geleneksel partilere olan ilgisizliği, yeni siyasi hareketlerin doğmasına zemin hazırlıyor.
Ankara'da yapılan son anketler, kararsız seçmen oranının yüzde 25'e ulaştığını gösteriyor. Bu durum, siyasi partilerin seçim stratejilerini belirlemesini zorlaştırırken, ittifak arayışlarını da beraberinde getiriyor.
Yeni Partiler ve Liderler Sahneye Çıkıyor
2026 yılında kurulan yeni partiler arasında en dikkat çekeni, eski bürokratlar ve akademisyenlerden oluşan 'Gelecek Hareketi' oldu. Parti, henüz seçimlere girmemiş olsa da kamuoyu araştırmalarında yüzde 5-7 bandında görünüyor. Benzer şekilde, genç girişimciler tarafından kurulan 'Yeni Yol Partisi' de dijital kampanyalarla ses getirmeye çalışıyor.
Mevcut partiler içinde ise liderlik tartışmaları devam ediyor. Ana muhalefet partisinde genel başkanlık yarışı, partinin geleceğini belirleyecek kongreye kadar sürecek gibi görünüyor. İktidar partisinde ise yerel seçimlerde alınan sonuçlar sonrası parti içi muhalefetin sesi yükseliyor.
Siyasi stratejist Murat Demir, 'Partiler artık sadece ideolojik söylemlerle değil, somut projelerle seçmene ulaşmak zorunda. Kim kime dum duma dediğimiz bu ortamda, net mesaj veren partiler öne çıkacak' diyor.
Seçim Takvimi ve Beklentiler
2028 yılında yapılması planlanan genel seçimler öncesinde, 2027'de yerel seçimlerin yapılması bekleniyor. Bu seçimler, siyasi partiler için birer prova niteliği taşıyacak. Ancak siyasi belirsizlik ortamında erken seçim tartışmaları da zaman zaman gündeme geliyor.
Ekonomik göstergeler, dış politika gelişmeleri ve toplumsal talepler, siyasi partilerin gündemini belirliyor. Özellikle ekonomik kriz ve enflasyonla mücadele, seçmenin en önemli önceliği olarak öne çıkıyor. Partiler, bu konularda somut çözüm önerileri geliştirmeye çalışıyor.
Kamuoyu Araştırmaları Ne Diyor?
Son anketler, iktidar partisinin oy oranının yüzde 30-35 bandında olduğunu, ana muhalefetin ise yüzde 25-30 arasında konumlandığını gösteriyor. Yeni partilerin toplam oy oranı ise yüzde 10'u aşmış durumda. Kararsızların oranı ise dikkat çekici boyutlarda.
Metropol Araştırma Şirketi'nin Eylül 2026 anketine göre, seçmenlerin yüzde 40'ı mevcut partilerin hiçbirinin kendilerini temsil etmediğini düşünüyor. Bu durum, siyasi partilerin yenilenme ihtiyacını ortaya koyuyor.
12 Eylül'ün Anlamı ve Bugüne Yansımaları
12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümünde, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları çeşitli etkinlikler düzenliyor. Darbe döneminde yaşanan hak ihlalleri ve siyasi yasaklar, bugün hala tartışılıyor. Bazı partiler, darbe anayasasının tamamen değiştirilmesi çağrısında bulunuyor.
Siyaset tarihçisi Doç. Dr. Kemal Arslan, '12 Eylül, Türk siyasi hayatında bir kırılma noktasıdır. Bugün yaşadığımız siyasi parçalanmışlıkta, o dönemin mirasının etkisi büyüktür' diyor. Arslan'a göre, siyasi partilerin yeniden yapılanması ve demokratik kültürün güçlenmesi için zamana ihtiyaç var.
Sonuç: Belirsizlik ve Fırsatlar
Türkiye siyaseti, 2026 yılında 'Kim Kime Dum Duma' tabirini haklı çıkaracak bir karmaşa içinde. İttifaklar dağılıyor, yeni partiler kuruluyor, liderlik yarışları yaşanıyor. Bu belirsizlik ortamı, aynı zamanda yeni fırsatları da beraberinde getiriyor. Siyasi partiler, seçmenin taleplerini doğru okuyup etkili stratejiler geliştirebilirse, önümüzdeki seçimlerde başarı elde edebilir. Ancak mevcut tablo, siyasetin daha da parçalanacağını ve koalisyon hükümetlerinin kaçınılmaz hale gelebileceğini gösteriyor. 12 Eylül 2026, bu karmaşanın sembolik bir günü olarak tarihe geçiyor.