Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 kişi, katliamın 33’üncü yıl dönümünde Kadıköy’de düzenlenen yürüyüş ve anma etkinliğiyle anıldı. Alevi kurum ve derneklerinin öncülüğünde gerçekleşen etkinlikte, semah ve deyişlerle katliam kurbanlarına saygı duruşunda bulunulurken, Madımak Oteli’nin bir “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi talebi ısrarla vurgulandı. Alanlardaki konuşmalarda, katliamın üzerinden geçen 33 yıla rağmen adalet ve hesap verme konusunda eksiklikler olduğu ifade edildi.
Anma yürüyüşüne yoğun katılım
Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, ellerinde kurbanların fotoğrafları ve “Madımak Utanç Müzesi olsun” yazılı pankartlarla yürüdü. Yürüyüş güzergahı boyunca “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Etkinlik sonunda yapılan konuşmalarda, Madımak Oteli’nin müzeleştirilmesinin yalnızca bir anma biçimi değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın canlı tutulması ve benzer acıların tekrarlanmaması için bir gereklilik olduğu belirtildi. Konuşmacılar, devletin bu konuda adım atması gerektiğini vurguladı.
Madımak Oteli’nin akıbeti ve tartışmalar
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Madımak Oteli’nde 33 aydın, yazar ve müzisyenin yakılarak öldürülmesiyle sonuçlanan olayların ardından otel, uzun yıllar kaderine terk edildi. 2012 yılında Kültür Bakanlığı tarafından kamulaştırılan bina, zaman zaman anma etkinliklerine ev sahipliği yapsa da kalıcı bir müzeye dönüştürülmesi talepleri hala karşılık bulmadı. Alevi toplumu ve demokratik kitle örgütleri, otelin bugünkü durumunun “adaletsizliğin sembolü” haline geldiğini savunuyor. Talepleri arasında otelin, katliamın tanıklığını yapacak bir müze olarak düzenlenmesi ve faillerin yargılanması sürecinin tamamlanması yer alıyor.
33 yıldır adalet arayışı
Sivas Katliamı davasında yıllar içinde bazı failler ceza alsa da, olayların arkasındaki siyasi ve idari sorumlulukların tam olarak aydınlatılamadığı belirtiliyor. Her yıl düzenlenen anmalarda, katliamın “devlet destekli” olduğu iddiası gündeme getiriliyor. Anma etkinliğine katılanlar, 33 yılın adalet arayışında bir dönüm noktası olması gerektiğini söyleyerek, Madımak Oteli’nin bir “Utanç Müzesi” olarak gelecek nesillere aktarılması için kamuoyu baskısının artacağını duyurdu.
Bağımsız değerlendirme
33 yıl geçmesine rağmen Sivas Katliamı’nın yaralarının sarılmamış olması, Türkiye’de toplumsal barışın ve yargı bağımsızlığının önündeki yapısal sorunlara işaret ediyor. Madımak Oteli’nin müzeleştirilmesi talebi, yalnızca bir anma ritüeli değil, aynı zamanda devletin geçmişle yüzleşmesi ve benzer trajedilerin tekrarlanmaması için atılması gereken bir adım olarak değerlendirilebilir. Anma etkinliklerinin bu denli geniş katılımla gerçekleşmesi, toplumsal belleğin canlı olduğunu ancak adalet duygusunun hala yeterli olmadığını gösteriyor.