Göğüste ani başlayan ve sırta yayılan ağrı, birçok kişi tarafından hafife alınabiliyor. Ancak kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Emrah Özdemir, bu tür belirtilerin kalp-damar sistemiyle ilişkili ciddi tabloların habercisi olabileceğini belirterek kritik uyarılarda bulundu. Uzman isim, özellikle göğüste baskı, sıkışma veya şiddetli ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ve baş dönmesinin eşlik etmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguladı.
Göğüs ağrısı ve sırta yayılımı neden önemli?
Göğüs ağrısı, kalp krizi (miyokard enfarktüsü), aort diseksiyonu veya pulmoner emboli gibi hayati risk taşıyan durumların en yaygın belirtilerinden biridir. Ağrının sırta, çeneye, sol kola ya da karına yayılması, kalp kasının yeterince oksijen alamadığının ya da büyük damarlarda bir sorun olduğunun işareti olabilir. Doç. Dr. Özdemir, "Sırta yayılan göğüs ağrısı, bazı hastalarda tipik göğüs ağrısından daha belirgin olabilir. Bu nedenle hastalar bu durumu genellikle kas-iskelet sistemiyle ilişkilendirip ihmal edebiliyor. Ancak bu yaklaşım, zamanında müdahale şansını azaltarak ciddi sonuçlara yol açabilir" dedi.
Kalp krizinde erken müdahalenin önemi
Kalp krizi sırasında kalp kasına giden kan akışının kesilmesi, her geçen dakika doku hasarını artırır. Doç. Dr. Özdemir, "Kalp krizi geçiren bir hastada anjiyografi ile damarı açma süresi ne kadar kısa olursa, kalp kasının kurtarılan bölümü o kadar fazla olur. Bu nedenle belirtileri tanımak ve hızla hareket etmek hayat kurtarıcıdır" diye konuştu. Özellikle diyabeti, hipertansiyonu, yüksek kolesterolü olanlar ile sigara içenler ve ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanların risk grubunda olduğunu hatırlatan Özdemir, bu kişilerin göğüs ağrısını asla göz ardı etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Hangi durumlarda acil servise başvurulmalı?
Göğüs ağrısı, birkaç dakikadan uzun sürüyorsa, istirahat halinde ya da eforla artıyorsa, eşlik eden nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı, baş dönmesi ya da bayılma hissi varsa acil tıbbi yardım gerekir. Ayrıca ağrının ani ve çok şiddetli olması, yırtılma hissi tarzında tanımlanması aort diseksiyonu gibi daha nadir ama ölümcül bir durumun habercisi olabilir. Doç. Dr. Özdemir, 112 acil servisin aranması gerektiğini belirterek, "Kendi aracınızla hastaneye gitmek yerine ambulans çağırmak, hem hastanın güvenliği hem de sağlık ekiplerinin erken müdahalesi açısından daha doğru bir karardır" ifadelerini kullandı.
Korunmak için neler yapılmalı?
Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsemek büyük önem taşıyor. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigara ve alkolden uzak durma, stres yönetimi ve düzenli sağlık kontrolleri, kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltıyor. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerin kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol değerlerini düzenli olarak ölçtürmesi öneriliyor. Doç. Dr. Emrah Özdemir, ayrıca bilinçsiz ilaç kullanımı ve aşırı yüklenmeden kaçınılması gerektiğini hatırlatarak, "Kalp sağlığı, ihmal edilmeyecek kadar önemli bir konudur. Göğüs ağrısı gibi belirtilerde geç kalmamak, hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini doğrudan etkiler" şeklinde konuştu.
Türkiye'de kalp ve damar hastalıkları, birçok gelişmiş ülkede olduğu gibi ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bu tablo, toplumun kalp sağlığı konusunda bilinçlendirilmesinin ve belirtiler konusunda farkındalığın artırılmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Uzmanların aktardığı verilere göre, kalp krizine bağlı ölümlerin önemli bir kısmı, belirtilerin hafife alınması ya da geç fark edilmesi nedeniyle hastaneye ulaşmadan yaşanıyor. Bu nedenle, göğüs ağrısının sırta yayılması gibi belirtileri bilmek ve bu durumda seri davranmak, hayat kurtarıcı olabilir.