Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı sinema seyirci sayısı verileri, sektördeki daralmanın devam ettiğini ortaya koydu. Bir önceki yıla göre yüzde 15 azalan seyirci sayısı, 27 milyon olarak kaydedildi. Uzmanlar, bu düşüşte ekonomik faktörlerin yanı sıra kültür politikalarının da etkili olduğunu belirtiyor.
Seyirci kaybının nedenleri
2024 yılında 31,8 milyon olan sinema seyirci sayısı, 2025'te 27 milyona geriledi. En fazla düşüş, yüzde 20 ile büyük şehirlerdeki sinemalarda yaşandı. Bilet fiyatlarındaki artış, dijital platformların yaygınlaşması ve ekonomik belirsizlikler başlıca nedenler arasında sıralanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, sinema salonu sayısı ise yüzde 2 artarak 2.950'ye yükseldi.
Kültür politikalarına eleştiri
Muhalefet partileri, hükümetin kültür alanındaki politikalarını eleştirerek, sinema sektörüne yönelik teşviklerin yetersiz kaldığını savundu. CHP Kültür Politikaları Başkanı yaptığı yazılı açıklamada, "Sinemalar birer kültür merkezi olarak desteklenmeli, yerli yapımların sayısı artırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, iktidar kanadı, dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ve sektörün kendini yenilemesi gerektiğini vurguladı.
Geçtiğimiz yıl vizyona giren film sayısı 380 olarak gerçekleşirken, bunların 210'u yerli yapımdı. Yerli filmlerin seyirci payı ise yüzde 55'te kaldı. 2025'in en çok izlenen filmleri arasında bir Hollywood yapımı başı çekerken, yerli filmlerin gişe hasılatı ortalama yüzde 10 düştü.
Sinema sektörü temsilcileri, Pandemi sonrası toparlanma sürecinin beklenenden yavaş ilerlediğini ve enflasyonun maliyetleri artırdığını dile getirdi. Türkiye Sinema Amatörleri Derneği Başkanı, "Bilet fiyatları 60 TL'yi aşınca aileler için lüks haline geldi. Ayrıca filmlerin çoğu aynı anda dijital platformlarda da yayınlanıyor" dedi.
Bağımsız değerlendirme
Sinema, toplumsal hafızanın ve kültürel çeşitliliğin önemli bir taşıyıcısı olarak korunmalıdır. Seyirci sayısındaki bu düşüş, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir soruna işaret etmektedir. Devlet desteğinin yanı sıra, yerli yapımların uluslararası rekabet gücünün artırılması ve sinema alışkanlığının yeniden kazandırılması için kapsamlı politikalara ihtiyaç vardır.