Marmara Denizi'nde, Silivri açıklarında dün meydana gelen gemi kazasında, M/T ALSU ve M/V TUĞBERK İMAMOĞLU isimli gemiler çarpıştı. Olayın ardından M/T ALSU'nun donatan vekili Aslan & Partners Hukuk Bürosu tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, tanker gemisinde seyir veya manevra kabiliyetini etkileyecek herhangi bir teknik arıza bulunmadığı öne sürüldü. Kazanın nedenine ilişkin soruşturma ise sürüyor.
Kazanın ardından hukuki süreç başladı
Silivri açıklarında meydana gelen çarpışma sonrası her iki gemide de hasar oluşurken, can kaybı yaşanmaması teselli oldu. Olayın ardından bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi ve güvenlik şeridi oluşturuldu. Çarpışmanın etkisiyle denize sızan yakıtın çevre kirliliği yaratmaması için acil önlemler alındığı bildirildi.
M/T ALSU'nun donatan vekili Avukat [İsim], yaptığı yazılı açıklamada, geminin tüm periyodik bakımlarının zamanında yapıldığını ve kaza öncesinde herhangi bir arıza tespit edilmediğini savundu. Açıklamada, "Geminin sevk ve idare sistemiyle ilgili teknik raporlar incelendi. Seyir güvenliğini etkileyen herhangi bir aksaklığa rastlanmadı. Kaza anında mürettebatın tüm talimatlara uygun hareket ettiği değerlendirilmektedir" ifadelerine yer verildi.
Öte yandan, M/V TUĞBERK İMAMOĞLU'nun işletmecisi firma yetkilileri ise kusurun karşı tarafta olduğunu iddia ederek, hukuki haklarını saklı tuttuklarını duyurdu. Taraflar arasında sigorta şirketlerinin de devreye girdiği öğrenildi.
Deniz ticareti ve güvenlik açısından kritik bir konum
Marmara Denizi, İstanbul Boğazı'nın hemen güneyinde yer alması nedeniyle dünyanın en yoğun deniz trafiğine sahip bölgelerinden biri. Her yıl binlerce ticari gemi bu sulardan geçiyor. Bu nedenle, bölgede yaşanan kazalar hem çevre hem de güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor. Uzmanlar, İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi'nde seyir güvenliğinin artırılması için daha sıkı denetimler ve gelişmiş trafik yönetim sistemleri gerektiğini vurguluyor.
2018 yılında da benzer bir kaza yaşanmış, bir kargo gemisi ile bir tanker çarpışmıştı. Bu tür olayların tekrarlanmaması için uluslararası denizcilik kurallarına uyumun yanı sıra, personel eğitimi ve teknolojik altyapının sürekli iyileştirilmesi büyük önem taşıyor.
Kaza ile ilgili soruşturma kapsamında, her iki geminin seyir kayıtları ve VHF konuşmaları incelenmeye alındı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemelerin ardından, kazanın kesin nedeni rapor edilecek.
Deniz ticareti açısından büyük öneme sahip bu sularda meydana gelen kazanın, hem karayolu hem de denizyolu yük taşımacılığına etkileri olabileceği de belirtiliyor. Bölgede seyir halindeki diğer gemilerin güvenliği için geçici önlemler alınmış durumda.
Yaşanan bu olay, denizcilik sektöründe güvenlik kültürünün ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tarafların birbirini suçlaması yerine, kazanın neden olduğu maddi hasarın ve çevresel risklerin telafisi için ortak bir anlayış geliştirmesi bekleniyor. Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürümesi ve çıkan sonuca göre gerekli yaptırımların uygulanması, gelecekteki benzer olayların önlenmesi açısından belirleyici olacaktır.