Silivri açıklarında 10 personeliyle birlikte batan Tuğberk İmamoğlu gemisinden hâlâ haber alınamıyor. Kaza sonrası yürütülen incelemelerde hem batan geminin hem de kazadan hasar almadan kurtulan Alsu gemisinin kusurlu olduğu belirlendi. Alsu gemisinin kaptanının kaza sırasında uyuduğu ve köprüüstünde gözcü bulunmadığı tespit edildi. Yetkililer, ihmaller zincirinin bu elim kazaya yol açtığını belirtiyor. Arama kurtarma ekipleri, kaybolan 10 personel için umutlu bekleyişini sürdürüyor.
Kazanın ayrıntıları: Çarpışma anı ve sonrası
Edinilen bilgilere göre, Tuğberk İmamoğlu ile Alsu gemisi, Silivri açıklarında çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle Tuğberk İmamoğlu gemisi hızla su alarak battı. Olayın hemen ardından bölgeye çok sayıda sahil güvenlik ve arama kurtarma ekibi sevk edildi. Ancak deniz koşullarının zorluğu nedeniyle kayıp personelin bulunması için başlatılan çalışmalar güçlükle ilerliyor. Alsu gemisi ise çarpışmadan hasar almadan kurtuldu. Kurtulan geminin mürettebatı ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alındı. İlk ifadelerde Alsu gemisinin kaptanının uyuduğu ve köprüüstünde gözcü bulunmadığı yönünde bilgiler ortaya çıktı. Bu ihmaller, kazanın neden bu kadar ağır sonuçlandığını gözler önüne seriyor.
İhmaller zinciri: Uyuyan kaptan ve eksik gözcü
Kaza ile ilgili yürütülen idari ve adli soruşturma kapsamında, Alsu gemisinin seyir halindeyken köprüüstünde yeterli personel bulunmadığı, kaptanın ise uyuduğu belirlendi. Denizcilik uzmanları, köprüüstünde gözcü bulunmamasının ve kaptanın uyumasının uluslararası seyir kurallarının ağır ihlali olduğunu vurguluyor. Ayrıca, Tuğberk İmamoğlu gemisinin de seyir güvenliği açısından bazı eksiklikleri olduğu öne sürülüyor. Çarpışmayı önleyici sistemlerin (radar, AIS, vb.) gerektiği gibi çalışıp çalışmadığı araştırılıyor. Kazanın, ihmaller zincirinin bir halkası olarak meydana geldiği değerlendiriliyor. Soruşturma kapsamında her iki geminin de seyir kayıtları inceleniyor ve tanık ifadelerine başvuruluyor.
Arama kurtarma çalışmaları ve kayıp personel
Silivri açıklarında batan geminin enkazına ulaşmak için dalgıç ekipleri yoğun çaba harcıyor. Kayıp 10 personelin aileleri ise sahilde endişeyle bekleyişini sürdürüyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı, bölgede geniş çaplı bir arama tarama faaliyeti yürütüyor. Ancak akıntı ve hava koşulları nedeniyle çalışmalar zaman zaman kesintiye uğruyor. Yetkililer, kayıp personelin bulunması için tüm imkânların seferber edildiğini açıkladı. Öte yandan, kazadan kurtulan Alsu gemisinin mürettebatı, ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Deniz güvenliği ve ihmallerin önlenmesi
Bu kaza, denizlerde seyir güvenliği konusundaki ihmallerin ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gösterdi. Uzmanlar, özellikle yoğun gemi trafiğinin olduğu bölgelerde köprüüstü vardiyalarının düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, kaptan ve mürettebatın yorgunluk yönetimi konusunda eğitilmesi ve seyir kurallarına sıkı sıkıya uyulması gerektiği vurgulanıyor. Silivri açıklarında yaşanan bu elim olay, denizcilik sektöründe güvenlik kültürünün ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Yetkililer, benzer kazaların önlenmesi için yeni önlemler alınacağını ve denetimlerin artırılacağını bildirdi.
Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu gemisinden 10 personelin hâlâ bulunamaması, denizcilik tarihine acı bir not olarak geçti. Kaza sonrası ortaya çıkan ihmaller zinciri, hem batan geminin hem de Alsu gemisinin kusurlu olduğunu gözler önüne serdi. Alsu gemisinin kaptanının uyuduğu ve köprüde gözcü bulunmadığı yönündeki tespitler, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte. Gözler şimdi, kayıp personelden gelecek haberlerde ve soruşturmadan çıkacak sonuçlarda. Bu tür kazaların tekrarlanmaması için deniz güvenliği kurallarına harfiyen uyulması ve ihmallerin cezalandırılması gerekiyor. Unutulmamalıdır ki, denizde can güvenliği her şeyden önce gelir.