Silivri açıklarında iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu batan ve dün deniz kuvvetlerine ait TCG Akın gemisi tarafından 720 metre derinlikte yeri tespit edilen "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemi, uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile görüntülendi. Yetkililer, görüntülerin geminin mevcut durumunu ve çevresel etkileri değerlendirmek için kritik olduğunu belirtti.
Kaza ve Arama Kurtarma Çalışmaları
Olay, geçtiğimiz günlerde Silivri açıklarında meydana geldi. İki Türk bayraklı ticari geminin çarpışması sonucu "Tuğberk İmamoğlu" gemisi battı. Kazanın ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Akın gemisi, bölgede arama çalışmalarına başladı. Dün yapılan sonar taramalarında gemi enkazı 720 metre derinlikte tespit edildi. Bu derinlik, dalgıçların doğrudan erişimi için oldukça fazla olduğundan, uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) kullanılarak görüntüleme yapıldı. ROV, enkazın durumu hakkında ilk görüntüleri sağladı.
ROV Görüntülemesi ve Enkazın Durumu
ROV ile elde edilen görüntülerde, geminin büyük ölçüde hasar gördüğü ve deniz tabanında ters vaziyette yattığı gözlemlendi. Uzmanlar, görüntülerin enkazın çevresel risk oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi açısından önemli olduğunu vurguladı. Geminin yakıt tanklarında sızıntı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı; detaylı inceleme için ek ROV dalışları planlanıyor. Ayrıca, enkazın kaldırılması için çalışmaların ne zaman başlayacağı belirsizliğini koruyor.
Deniz Kuvvetleri ve Yetkililerden Açıklamalar
Deniz Kuvvetleri yetkilileri, TCG Akın'ın bölgedeki görevine devam ettiğini ve enkazın çıkarılması için ilgili kurumlarla koordinasyon halinde olduklarını bildirdi. Kaza sonrası deniz trafiği güvenliği için bölgede seyir uyarıları yayınlandı. Öte yandan, geminin sahibi şirketten henüz resmi bir açıklama gelmedi. Kaza ile ilgili soruşturma devam ediyor.
Çevresel Etkiler ve Deniz Güvenliği
720 metre derinlikteki bir enkazın çevresel etkileri, deniz ekosistemi için potansiyel risk taşıyor. Uzmanlar, özellikle yakıt sızıntısı durumunda bölgedeki deniz canlılarının olumsuz etkilenebileceğini belirtiyor. Ancak şu ana kadar herhangi bir kirlilik tespit edilmedi. Deniz güvenliği açısından ise, batan geminin konumu nedeniyle diğer gemiler için tehlike oluşturmadığı, çünkü derinlik nedeniyle yüzey trafiğini etkilemediği ifade ediliyor.
Bu tür kazalar, deniz taşımacılığında güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Uluslararası denizcilik kurallarına uyum ve gelişmiş seyir sistemleri, çarpışmaların önlenmesinde kritik rol oynuyor. Türkiye, son yıllarda deniz kazalarına müdahale kapasitesini artırmış durumda; TCG Akın gibi modern gemiler ve ROV teknolojisi, arama kurtarma ve enkaz tespitinde etkin şekilde kullanılıyor. Ancak, derin deniz enkazlarının çıkarılması hem teknik hem de mali açıdan zorlu bir süreç. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için deniz trafiği izleme sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.