İstanbul Şile Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmasında önemli bir aşamaya gelindi. Hazırlanan iddianamede, 35. Uluslararası Şile Bezi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında belediyeden Sur Müzik firmasına yapılan ödemelerin ardından paranın şüpheliler arasında aktarıldığı ve bu trafiğin ünlü sanatçı Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'e kadar uzandığı belirtildi. Savcılık, rüşvet veren şüpheli sıfatıyla bazı isimleri iddianameye eklerken, bilirkişi raporunun da bu yöndeki bulguları doğruladığı ifade edildi.
Para Trafiği ve Rüşvet İddiaları
Soruşturma kapsamında, Şile Belediyesi'nin festival organizasyonu için Sur Müzik'e aktardığı ödemelerin ardından paranın büyük bir kısmının şüpheliler arasında paylaştırıldığı ve bu zincirin Berkant Acil'de son bulduğu öne sürüldü. İddianamede, belediye yetkilileri ile organizasyon şirketi arasında usulsüz bir anlaşma yapıldığı, ihale sürecinin hileli şekilde yürütüldüğü ve bedelin üzerinde ödeme yapıldığı kaydedildi. Savcılık, bu ödemelerin bir kısmının 'rüşvet' olarak nitelendirildiğini ve şüphelilerin bu parayı aralarında paylaştığını ifade etti.
Haluk Levent'in Kardeşi Berkant Acil'in Rolü
Para trafiğinin takip edilmesi sonucunda, Sur Müzik'ten yapılan bir dizi havale ve EFT işleminin Berkant Acil'in hesaplarına aktarıldığı tespit edildi. Acil'in bu paralardan haberdar olup olmadığı veya sürece nasıl dahil olduğu soruşturmanın odak noktasını oluşturuyor. Bilirkişi raporuna göre, Acil'e aktarılan toplam tutarın yüz binlerce lirayı bulduğu tahmin ediliyor. Ancak Acil'in bu parayı neden aldığı, bir hizmet karşılığı mı yoksa bir aracılık görevi mi üstlendiği henüz netlik kazanmadı. Savcılık, Acil'in ifadesine başvurmak üzere olduğunu ve soruşturmanın genişletilerek devam ettiğini aktardı.
Festival Ödemelerindeki Usulsüzlükler
İddianamede, festivalin düzenlenmesi için belediye bütçesinden ayrılan ödeneklerin usulsüz şekilde kullanıldığı, organizasyon şirketiyle yapılan sözleşmede fahiş fiyatlar belirlendiği ve bu bedelin piyasa değerinin çok üzerinde olduğu vurgulandı. Ayrıca, ödemelerin gerçekleştirilmesinde belediye yetkililerinin görevini kötüye kullandığı, bazı fatura ve belgelerin sahte olduğu da iddialar arasında yer aldı. Yapılan incelemelerde, festival kapsamında konser verecek sanatçılara piyasa rayiçlerinin çok üzerinde ücret ödendiği, bu farkın da şüpheliler arasında paylaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturmanın Arka Planı ve Gelişmeler
Şile Belediyesi'ne yönelik soruşturma, geçtiğimiz yıl İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmıştı. Belediye Başkanı ve bazı bürokratların da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmış, ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında şu ana kadar 12 kişi gözaltına alınmış, 5 kişi tutuklanmıştı. İddianamenin hazırlanmasıyla birlikte dosyanın kabul edilmesi durumunda yargılama süreci başlayacak. Şüphelilerden bazılarının 'rüşvet almak', 'rüşvet vermek', 'ihaleye fesat karıştırmak' ve 'malvarlığı değerlerini gizleme' suçlarından cezalandırılması isteniyor.
Bağımsız Değerlendirme ve Toplumsal Etki
Bu tür iddianameler, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Vatandaşların vergileriyle finanse edilen festivaller gibi kültürel etkinliklerin suiistimal edilmesi, toplumda büyük bir güven kaybına yol açıyor. Özellikle kamu ihalelerinde ve harcamalarda denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi, bu tür suçların önlenmesinde kritik önem taşıyor. Soruşturmanın sonuçları, hem yargı süreci hem de kamuoyu gözetiminde dikkatle takip edilmelidir. Bu vaka, yerel yönetimlerdeki yolsuzluk algısının ne yazık ki her geçen gün arttığını göstermekte ve hukukun üstünlüğüne duyulan inancın güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.