Siirt’in Kurtalan ilçesinde yaşanan kanlı olayda, hamile eşi Mine Arı (26) ile amcası Özgür Arı’yı (45) öldüren, 3 yakınını da yaralayan tutuklu sanık Onur Arı (30), savcılığa verdiği ifadede “Rastgele ateş ettim” savunması yapmıştı. Ancak savcılık, sanığın bu savunmasını kabul etmedi ve olayın tasarlanmış bir cinayet olduğu gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açtı. Olay, 15 Temmuz 2024 tarihinde Kurtalan ilçesi Yeni Mahalle’de meydana gelmiş, aile içi husumet nedeniyle çıktığı iddia edilen tartışma sonrası Onur Arı, av tüfeğiyle ateş açmıştı. Saldırıda hayatını kaybeden Mine Arı’nın 7 aylık hamile olduğu ve bebeğin de kurtarılamadığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor.
Savcılık İddianamesi: Tasarlanmış Cinayet
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Onur Arı’nın “Rastgele ateş ettim” şeklindeki ifadesinin olay yeri inceleme ve tanık ifadeleriyle çeliştiği belirtildi. İddianameye göre, sanığın olay öncesinde eşiyle arasında geçen şiddetli tartışmalar, eşinin ailesine sığınması ve sanığın sürekli tehditler savurması, cinayetin önceden planlandığını gösteriyor. Ayrıca, olay günü sanığın evden av tüfeğini alarak doğrudan kayınpederinin evine gitmesi ve içeri girdikten sonra önce eşi Mine Arı’ya, ardından amcası Özgür Arı’ya ateş etmesi, “rastgele” savunmasını çürütüyor. Savcılık, sanığın “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye teşebbüs” ve “ruhsatsız silah taşıma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 45 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep ediyor.
Olayın Arka Planı ve Toplumsal Bağlam
Onur Arı ile Mine Arı’nın 3 yıl önce evlendiği, ancak evliliklerinin ilk aylarından itibaren şiddetli geçimsizlik yaşadıkları belirtiliyor. Mine Arı’nın ailesine yaptığı şikayetler üzerine, aile büyüklerinin defalarca çifti barıştırmaya çalıştığı ancak başarılı olamadığı öğrenildi. Olaydan bir hafta önce Mine Arı’nın, eşinin şiddetinden kurtulmak için ailesinin evine sığındığı, Onur Arı’nın ise bu durumu hazmedemediği iddia ediliyor. Kadın cinayetleriyle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, bu olayın kadına yönelik şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtiyor. 2024 yılında Türkiye’de en az 300 kadının erkek şiddetiyle hayatını kaybettiği verileri, bu tür vakaların önlenebilmesi için caydırıcı cezaların ve koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Siirt’teki dava, kamuoyunda yakından takip edilirken, aile içi şiddetle mücadele yasalarının yetersizliği tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan davanın ilk duruşmasında sanık Onur Arı, suçlamaları reddederken, maktul ailesi sanıktan şikayetçi oldu. Mahkeme heyeti, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi raporlarının beklenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Dava süreci, kadın örgütleri ve hukukçular tarafından yakından izleniyor. Bu tür vahşet olaylarında adaletin tecelli etmesi hem toplumsal vicdanın rahatlaması hem de benzer suçların önlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.