Sigorta Tahkim Komisyonu'na 2026 yılının Temmuz-Eylül döneminde yapılan başvurular, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,6 azalarak 181 bin 720'ye geriledi. Trafik sigortası başvuruları yüzde 6,7 oranında düşerken, özellikle değer kaybı dosyalarındaki yüzde 14,2'lik gerileme dikkat çekti. Komisyon verilerine göre, yılın ilk dokuz ayında toplam başvuru sayısı ise geçen yıla göre yüzde 1,6 artış gösterdi. Uzmanlar, üçüncü çeyrekteki düşüşün, sigorta şirketlerinin değer kaybı tazminatlarında daha hızlı ve etkin çözüm üretmeye başlamasından kaynaklandığını belirtiyor.
Değer kaybı başvurularındaki sert düşüş
Temmuz-Eylül 2026 döneminde Sigorta Tahkim Komisyonu'na iletilen dosyaların dağılımına bakıldığında, trafik sigortası kaynaklı uyuşmazlıkların hâlâ en büyük paya sahip olduğu görülüyor. Ancak bu alandaki başvurular bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,7 oranında azaldı. Asıl belirgin gerileme, araç değer kaybı taleplerinde yaşandı. Değer kaybı dosyalarındaki başvuru sayısı yüzde 14,2 düşüşle dikkat çekici bir ivme kaydetti. Sektör temsilcileri, bu düşüşte sigorta şirketlerinin hasar süreçlerini dijitalleştirmesi ve tazminat hesaplamalarında standardizasyona gitmesinin etkili olduğunu ifade ediyor.
Dokuz aylık tablo: sınırlı artış
Yılın ilk dokuz ayını kapsayan Ocak-Eylül 2026 döneminde ise toplam başvuru sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 oranında arttı. Bu sınırlı artış, yılın ilk yarısındaki yoğun başvuruların üçüncü çeyrekte yerini daha sakin bir seyre bırakmasıyla açıklanıyor. Özellikle ikinci çeyrekte yaşanan hareketlilik, dokuz aylık toplamı yukarı çekerken, son çeyrekteki düşüş eğilimi dengelenmiş oldu. Komisyon yetkilileri, yıl sonuna doğru başvuru sayılarında mevsimsel etkilerin de devreye girebileceğini belirtiyor.
Sigorta şirketlerinin rolü ve tüketici davranışı
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketleri ile sigortalılar arasındaki uyuşmazlıkları hızlı ve düşük maliyetle çözmek amacıyla faaliyet gösteriyor. Son dönemde şirketlerin, özellikle değer kaybı taleplerinde daha hızlı geri dönüş yapması, tüketicilerin tahkim yoluna başvurmadan önce sigorta şirketleriyle doğrudan anlaşma eğilimini artırmış olabilir. Ayrıca, pandemi sonrası dönemde araç kullanım alışkanlıklarındaki değişim ve ikinci el araç fiyatlarındaki dalgalanmalar da değer kaybı başvurularını etkileyen faktörler arasında. Uzmanlar, değer kaybı hesaplamalarında kullanılan kriterlerin netleşmesinin, taraflar arasındaki anlaşmazlıkları azalttığını vurguluyor.
Arka plan ve beklentiler
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde 2010 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Komisyon, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hakem ve itiraz hakem heyetleri aracılığıyla karar veriyor. Başvuruların büyük çoğunluğu trafik sigortası, kasko ve değer kaybı konularında yoğunlaşıyor. Son yıllarda artan araç fiyatları ve hasar maliyetleri, değer kaybı taleplerini ön plana çıkarmıştı. Ancak 2026'nın üçüncü çeyreğindeki düşüş, bu alanda bir normalleşme sinyali olarak yorumlanıyor. Önümüzdeki dönemde, sigorta şirketlerinin tazminat süreçlerindeki iyileştirmelerin başvuru sayılarını daha da aşağı çekip çekmeyeceği merak konusu. Öte yandan, ekonomik koşullar ve araç satışlarındaki trend, başvuru hacmini belirleyen temel unsurlar olmaya devam edecek.
Bağımsız değerlendirme
Sigorta tahkim başvurularındaki üç aylık düşüş, tek başına bir trendin başlangıcı olarak değerlendirilmemeli. Zira dokuz aylık toplam hâlâ sınırlı da olsa artıda. Ancak değer kaybı dosyalarındaki yüzde 14,2'lik gerileme, sigorta şirketlerinin tazminat pratiklerinde bir iyileşme olduğuna işaret ediyor. Bu durum, tüketici lehine bir gelişme olarak okunabilir; ancak başvuru sayılarındaki düşüşün kalıcı olup olmadığını görmek için önümüzdeki çeyrekleri izlemek gerekiyor. Ayrıca, komisyona başvuruların azalması, sigorta şirketlerinin uyuşmazlık çözümündeki etkinliğinin yanı sıra tüketicilerin hak arama bilincindeki değişimden de kaynaklanabilir. Bu nedenle, hem sektör hem de düzenleyici kurumlar için veri odaklı bir izleme süreci şart.