Ömür boyu yenileme garantisiyle satılan bir sağlık poliçesi, nadir görülen ölümcül kan hastalığına yakalanan bir hastanın tedavisini genetik rahatsızlık gerekçesiyle karşılamayınca, Tüketici Mahkemesi sigorta şirketini 17 bin 714 Euro tazminata mahkum etti. Karar, poliçe şartlarının keyfi yorumlanmasına karşı emsal niteliği taşıyor.
Poliçe garantisi ve hastalık süreci
İstanbul’da yaşanan olayda, bir sigorta şirketiyle 2019 yılında ömür boyu yenileme garantili sağlık poliçesi imzalayan 42 yaşındaki hasta, 2021 yılında nadir görülen bir kan hastalığına yakalandı. Hastalık, genetik mutasyonlarla ilişkili olmakla birlikte, poliçede kapsam dışı bırakılan kalıtsal hastalıklar listesinde açıkça yer almıyordu. Hasta, tedavi için başvurduğunda şirket, hastalığın genetik kökenli olduğunu öne sürerek ödemeyi reddetti ve poliçeyi iptal etti.
Bu noktada hasta, tedavi masraflarını kendi cebinden karşılamak zorunda kaldı. Yurtdışından getirilen ilaçlar ve sürekli tıbbi bakım nedeniyle 17 bin 714 Euro’luk bir faturayla karşı karşıya kalan hasta, hukuki yollara başvurdu.
Mahkeme süreci ve karar
Tüketici Mahkemesi’ne başvuran hasta, poliçede genetik rahatsızlıkların açıkça tanımlanmadığını ve şirketin kötü niyetli olduğunu savundu. Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda hastalığın poliçe genel şartlarında kapsam dışı sayılamayacağına hükmetti. Kararda, sigorta şirketinin poliçe yenileme garantisini ihlal ettiği ve tüketiciyi yanılttığı vurgulandı.
Mahkeme, şirketin hastanın tüm tedavi masraflarını ve manevi tazminatı ödemesine karar verirken, toplam tazminat miktarını 17 bin 714 Euro olarak belirledi. Ayrıca şirketin poliçeyi haksız yere feshettiği gerekçesiyle tüketiciye ek tazminat ödenmesine hükmetti.
Sektörde tartışma ve tüketici uyarıları
Karar, sigorta sektöründe genetik testler ve poliçe kapsamı konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlar, özellikle ömür boyu yenileme garantili poliçelerde genetik hastalık istisnalarının açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerektiğini vurguluyor. Tüketici dernekleri ise benzer durumlarla karşılaşan vatandaşları haklarını aramaya çağırıyor.
Olayın ardından sigorta şirketi temyiz başvurusunda bulunmayacağını açıklasa da, sektörde endişeler devam ediyor. Tüketici Mahkemesi’nin bu kararı, poliçe şartlarının muğlak yorumlanmasına karşı önemli bir emsal teşkil ediyor.